Ana Sayfa Yazıcızade Ahmed Bican
Yazıcızade Ahmed Bican

Yazıcızade Ahmed Bican

Yazıcızade Ahmed Bican On beşinci yüzyılda Gelibolu'da yetişen velilerden. Yazıcızâde lakabıyla tanınmıştır. Babası âlim bir zât olan ve kâtiplik yapan Sâlih Efendi, ağabeyi ise meşhur âlim Yazıcızâde Muhammed Efendidir.[1]( bkz Yazıcızade Mehmet ve Muhammediye ( 15. yy ) Doğum târihi belli değildir. Buna rağmen pek çok emareden 15. yüzyılın ilk yarısında Sultan II. Murat ve Fatih devirlerinde yaşamış oldukları ortaya çıkmaktadır.[2]Eserinde yer alan "Hak teâlâ hazretleri, miskin Ahmed-i Bîcân'ı, deniz kenarında, gâziler şehrinde Gelibolu'da yarattı." ifadesinden onun Gelibolu'da doğduğu anlaşılmaktadır. Babası Yazıcı Salih Efendi, bâzı rivayetlere göre, Ankara veya Bolu civarında devlet hizmetlerinde kâtiplik yapmıştır. 1408'de tamamladığı, Anadolu'da astroloji sahasında ilk Türkçe manzum eser olan Şemsiyye'sini Ankara'da İskender bin Hacı Paşaya ithâf etmiş, [3]Sonra Gelibolu'ya gelip yerleşmiştir. Soylu bir aileden gelen Ahmed'-i Bican kardeşi Muhammed Bican ile birlikte halk arasında evliya mertebesinde görülen bir payeye erişmiştir. Anneleri ve kardeşleri ile ilgili anlatılan menkıbelerden anlaşıldığına göre annesi ve babası da halk arasında aşağı yukarı veli derecesinde saygı gören kimselerdir. Babası Yazıcı Sâlih Efendi, bâzı rivâyetlere göre, Ankara veya Bolu civarında devlet hizmetlerinde kâtiplik yapmıştır. [4] 1408′de tamamladığı, Anadolu’da astroloji sahasında ilk Türkçe manzum eser olan Şemsiyye’sini Ankara’da İskender bin Hacı Paşaya ithaf etmiş, Sonra Gelibolu’ya gelip yerleşmiştir. Ahmed-i Bîcân küçük yaşta ilim tahsiline başlamış, Zamanın ilimlerini tahsil etmiş, Arapça ve Farsçayı çok küçük yaşlardan itibaren ileri düzeyde öğrenmeye başlamıştır. İyi bir öğrenim gördüğü düşünülen Yazıcıoğlu Mehmed'in de ilim vadisinde ilk öğretmeninin babası olduğu tahmin edilmektedir. [5] Zaten onun bu düzeyi yazdığı eserlerden de ortaya çıkacaktır. Dindışı ve zahiri ilimlerdeki tahsilini tamamladıktan sonra ağabeyi Muhammed Bîcân ile birlikte dini tasavvufi ilimleri de öğrenmek istemişlerdir. Her iki kardeş de babalarının mesleğinden dolayı Yazıcıoğlu ismiyle tanınmıştır. Babalarının ve annelerinin de ilmi konulardaki derin alakaları her iki kardeşe de sirayet etmiş oldukça iyi bir eğitim aldıkları gibi âlimlik ve tasavvuf konularında çok derin ilgiler duyan iki kardeş olmuşlardır.

Yazılar (1)

Arama
Sıralama