Zihindeki Sinyal Gücünün Azalması
 
sinyal gücü yok ile ilgili görsel sonucu
 
Korkularımız zaaflarımız, hayatımızı sekteye uğramadan devam etmesini isterken, korkularımız zaaflarımız haksızlıklara karşı çıkmazken, yolunda güllük gülistanlık olan hayatımızı sekteye uğratır diyerekten, karşı çıkmayışımıza birde kaderin cilvesi diyerek kendimizi haklı çıkararak, bir köşede seyretmek, kendimizden hayatımızdan bir şeylerin bizi alıp gideceği korkusunu yaşıyor olmamız, bizi bu haksızlığa karşı çıkışımız bizi direnme ile yorgun bırakacağı korkusu değil midir? Bize bulaşmayan yaklaşmayan bu haksızlık, biz ne kadar kaçarsak kaçalım en sonunda gelip bizimde kapımızı çalacağı aşikâr iken, o haksızlığa karşı direnmek, karşı gelmek korkunun yasasıyla bizi özgür bırakmaz, o haksızlığa sessiz kalmak köle yapar.
Karşı çıkmamak insanı hiçbir zaman özgür yapmaz. Vicdan denilen kapıyı kapatmak bizi insanda yapmaz, haksızlıkla hak alan zalime ortak yapar destekleyen yapar, nefreti vicdanı ile değiştirirken hem kendini hem de karşısında haksızlığa uğrayan insanı yaralar…
 
Haksızlık dediğimiz ideoloji vicdanı olmayan insanın, hatta insan kılığına girmiş bir yırtıcı hayvanın, hakkı olmayanın hakkı olanın elinde alan yapar ki buda yenilgidir yıkımdır… Böylesi ideolojiler bulanık suda balığın yüzdüğünü söylerken, aslında bulanık suda balığın olup olmadığı belli olmazken, belli olduğunu söyleyerek durgun suda daha iyi gözlemlemenin gerekli olmadığını söyleyerek, insanları yanıltır bilinçaltına müdahale ederek bunun haklılığını savunmasına neden olur! Biteviye duygusuz süre gelen haksızlığa karşı çıkmamak, zihindeki sinyal gücünün azalarak hiçbir şeyi algılamamaya götürürkü, buda görüntüsü ve elektriği olmadan boş televizyon karşısına oturmaya bir şeyler olmamasına rağmen beklemeye götürürkü sinyal ve elektriği olmadan bir televizyonda yayının olmasını beklemeye götürür.  Lakin buda bir aldatmacadır olmayacak olan bir şeyin olmasını yalanla beklemektir ıstıraptır zulümdür!
 
Bir haksızlığa karşı çıkmadan hayatın her adımında maruz kalanı hayatını her türlü kesintiye uğramamasının nedeni, bir gün bizimde hayatımızı kesintiye uğratmayacağı belli midir? Haksızlık karşısında susanı, akıllı sayan her baskı ideoloji hiledir… Haksızlık yapana bir işgal bölgesinde elini kolunu sallayarak gezmesine izin vermek karşı çıkmamak, bir gün bizimde sınırlarımızı işgal etmesine zamanı geldiğinde ses çıkaramayacağımız demektir… Kısacası bize bu yalanları söyleyenler erdemli olduklarını, yapılması gerekenin bu olduğunu söyleyenler sadece bu yalanların somut sonucu olarak kandırıldıkları insana, kendisini bir kahraman gibi göstererek kandırarak, bu bizim sizinle beraber insanlığı tutsaklığa götüren arzuların yıkımının birer kanıtıdır diyerek kandırmakta oyalamaktadır… İşte bizler haksızlığa karşı çıkmayarak özgürlük içinde kendi aklımızla fikrimizle yaşamaya cesaret edemediğimiz için, bu işi sahte ucube kahraman olmayan kahramanlara zalimlere havale ediyoruz istemesek de, bizi koruyan gözeten sandığımız bizim can mal ömür düşmanımızdır vesselam.
 
Mehmet Aluç