-Bakarken belleğimi emziren ak şehire
Döküldü gördüklerim yaprak yaprak şiire-
 
Cüzzamlı ben’ler vardı yüzünde sokakların,
Umut nokta kadardı yüzünde sokakların...
 
İnsanların telaşı hiç bitmeyen savaşı,
Duaların gözyaşı yüzünde sokakların.
 
Düşük yapan dünlerin cinnete sürgünlerin,
Korkusu bu günlerin yüzünde sokakların.
 
Kucaklarken hoşluğu tinerci sarhoşluğu.
Gördüm dipsiz boşluğu yüzünde sokakların...
 
Eğrisi çoktur düzün bitiminde gündüzün...
Her akşam aynı hüzün yüzünde sokakların.
 
Zamanın sarkaçları sevdanın vurkaçları,
Hayatın kırbaçları yüzünde sokakların.
 
Bir çocuğun gülüşü tekrar tekrar düşüşü
Ve gamzeli bir düşü yüzünde sokakların...
 
Güneş yorulup batar gece usulca yatar.
Sükûtun nabzı atar yüzünde sokakların.
 
Hayâller konup kalır sessizce donup kalır,
Son kez dokunup kalır yüzünde sokakların.
 
Jilet kesiği izler nice geçmişi gizler...
Açsın artık nergizler yüzünde sokakların.
 
-Anladım ki çocukluk “alfabesiz bir dilmiş
“Eğer çoktan asılmış “keşke idam edilmiş-
 
Hüsnü özdilek / Düsseldorf / Almanya