Yûsuf u Züleyhâ’dan
- Kârbân çün yola revân oldı
Yusufun nergisine kan doldı
- Eşki yolları lâle-zâr itdi
Her yiri bürke vü pınar itdi
- Bir iki merhame çü gitdiler
Mâderi türbesine yitdiler
- Ol makama irişdi çünki mürûr
Düşdi mâder mezârı üzre bu nûr
- Düşdi râhil üzre râhileden
Ayrılup anda kaldı kâfileden
- Ol mezârı koçup kılup zârı
Didi yüz derd ile bu güftârı
- Ayru düşdüm pederden ey mâder
Bana zulmetdiler birâderler
- Gül gibi evvelâ götürdiler
Gil gibi sonra yere urdılar
- Gül gibi tâze tutduğun bedeni
Sürdiler hâke takdılar reseni
- Seng ile dögdiler zebûn oldum
Lâle gibi garîk-i hûn oldum
- Âh kim serv-i nâzperverdin
Oldı üstine hâne-i derdin
- Kahr ile ka’r-ı çâha atdılar
Akıbet bende deyü satdılar
- Kâşki ben de ölsem anacuğum
Sana hem-türbe olsam anacuğum
(Köprülü, 2006: 115-116).
____________
Kaynakça
Köprülü, M. F. (2006). Divan Edebiyatı Antolojisi, Ankara: Akçağ Yayınları.
Öztürk, Z. (1997). “Hamdullah Hamdi”. TDVİA, 15, 452-454.