Alnımıza kader düştü, gözlere keder
 
Yürüdük durmadan gün batımına
 
Böğrümüzde dertten bir kordur pişer
 
Pranga vurduk tüm duygulara
 
Nerden bilebilirdik.
 
Ayrılık rüzgarları sarmış dört yanı
 
Ruhumu daraltan zindan taşları
 
Kaç kader mahkumu beddua eder
 
Bahtımız dört yana savurdu bizi.
 
Kervanımız yol aldı çok uzaklara
 
Kaderden yana şansımız kara
 
Bir ceylan süzülür ta içimize
 
Ne tacı ne tahtı düşünmez olduk
 
Öylece kuruldu tam gönlümüze
 
Bir başka diyardan geçtik gizlice
 
Ey sultan süleyman ferman buyursan
 
Mülkünden rahmeti sersen yollara
 
Hayat meşalesi düşmeden dize.
 
Zebercetten bir saray yapsaydım yâre
 
Ab-ı Kevser içerdik gönül tasından
 
Ölümsüzlük yurduna kondu sevdamız
 
Ruyamız silmezse eşkalimizi
 
Mutluluk sureti yeterdi bize