yürek kovuğumda sakladığım ruhum
mevsimleri izledi renk renk
şeffaftım başlangıçta, üşümek yazılmadı tenime
gam sepetini yüklenmemiştim henüz

adını ezberlememiştim o zamanlar
sevmek bir ödev değildi, mecburiyetler zincirinde
öğrenmek zorunda değildim hayatı, bir uzman diliyle
çocukça bakışlarımı giyinmemiştim üstüme

karla birlikte yağmak, yağmurla ağlamak
her yeni günde güneşle doğmak
millerce koşmak, yorulunca uyumak
rüyalar gibi bedensizdi ruh dilinde

ağlamak ayıp değildi mesela
içten söylenince ses verirdi şarkılar
yaslanmak zorunda değildi hiç kimse
yüreği bölünürken bir yere

kimse kendisini göstermek için
saçma sapan yarışlara girmezdi o zamanlar
benim dediğim doğru diye, incitilmezdi yürekler
yalnızlık en çok paylaşılan şeydi
bir kalıba oturtturulmazdı aşklar

yürek kovuğumda sakladığım ruhum
konuştukça susuyor, kahkahası bol zamanlara
suskun bir konuşmak yayılıyor etrafa
şeffaflık kayboluyor, her rolün sonrasında

yine de imreniyor, bedenleri ile
bir tabaktan yemek yiyenlere
ruhları uçsuz da olsa
paylaşmayı bilenlere

yürek kovuğumda sakladığım ruhum!
sen yine de
"aşk" demeden çıkma!




Şule Meryem Canpolat Şimşek