Yurdumun her köşesi değerli karış karış
Millet hazinesinde bir mücevherdir barış
Türk’ü, Kürdü, Arabı rengarenk yumakları
Burda kimse kimsenin tavuğuna demez kış
Türkiye’min toprağı motiflerle yoğrulmuş
Kültürlerle bezenmiş, işlenmiş nakış nakış
Bir çocuğun gözünden hele aksın gözyaşı
Emsali görülmemiş, duyarsın bir haykırış
Göz dikme toprağıma, aldanma gafletine
Görürsün, düşlerine sığmayan bir uyanış
Geçmişime bir göz at ne göreceksin orda
“Kendinden vazgeçerek insanlığa adanış!”
Yurdumun her yerini süslesin ki kardeşlik
Uğramasın beldeme hiçbir zaman kalleşlik
Dil, din, ırk açısından insan ayırmak niye
Bitsin artık dünyada bu garip keşmekeşlik
İmtihan dünyasını sonsuz sanıp kanma ki
Huzur kokan bahçemiz görmesin çilekeşlik
Halkımız uzak olsun nifak tohumlarından
Düşmesin gönüllere harlanarak serkeşlik
Kollar, kalpler açılsın her çeşitten insana
Kan bağı şart değil ortak olsun yöndeşlik
Milletin her ferdinde ziynet gibi hoşgörü
Gönüllere zenginlik taşıyan birer köprü
Birbirine kol kanat gersin bütün insanlar
Mutlu olsun yürekler, kıskanmasın öbürü
Çürütmesin güzeli kin, nefret gibi hisler
Hoşluklar yok olmasın menfaatten ötürü
Kimse bölemez bizi, tarih yazmış devleti
Asaletten beslenir sağlamdır çünkü yüsrü
Geleceğe yön veren fidanlar çok yetişsin
Toprağımın üstüne yaklaşmasın sömürü
Yurt toprağına düşsün tohumlar gibi sevgi
Ağaçlar çiçek açsın meyveler versin bengi
Sevginin bin bir tonu notalara bürünüp de
Gönüllerde muhabbet olsun emsalsiz ezgi
Gözler hep Yunus’un penceresiyle görsün
Sorun teşkil etmesin insanların ten rengi
İnsanlık olsun aslen hayatta tek derdimiz
Hak, hakkaniyet olsun, bize kırmızı çizgi
Güzele yönlendir ki kötülükten men olsun
Rezil kalmasın insan başta taç olsun bilgi
Bahtı açık olsun ve kem gözler ilişmesin
Zilletle bozulmasın milletimin ahengi…
Sait Özbal