Yumurta uçurmak A.Talat Onay’ın Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar adlı eserinde yer alan ilginç bir konudur. A.Talat Onay’ın anlattığına göre “ Eskiden yumurtanın kabuğu bir iğne ile delinir içi boşatılırmış. Sonra açılan deliği bal mumu ile kapatılır, bir leğen içinde Güneş’te bırakılırmış. Leğen Güneş’te ısındıkça da yumurta havaya doğru kalkarmış. İran Hükümdarlarından birisi deve kuşu yumurtasına oklar bağlayarak uçururmuş. Yumurta uçurmanın Farsça’sı taştu hayedir “ [1]

 

Ol rîz –i sefid ile yine eylemeyip şerm

Bir beyza uçurmaktan usanmaz heves-i subh   Nabi

 

Beyza: Yumurta,- şebnem, çiy taneleri- sefid beyaz, - riz, gülümsemek,- subh ; sabah

Sabah Güneş doğarken Güneş yumurta uçurmaktan usanmayan yaşlı bir adam gibi şebnemleri uçuruyor.

 

Ol gece mührebâz-ı felek kıldı nâgehân

Bin peyker-i garip ile bin beyzâ aşina

 

Sihirbaz felek o gece bir sihir yaparak bin tane beyaz yumurta uçuran sihirbaz gibi binlerce yıldız çıkardı.



[1] A.Talat Onay, Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar, MEB, 1996, s. 502