Bostanlarda fasulye
Kaleden indim bağa
Hey hızara hızara
Anam gitti gezmeye
Saçım değdi yaprağa
Dalda elma gızara
Ben anamdan örendim
Ne kız oldum ne gelin
Beni sana vermezler
İnce boncuk çizmeye
Cahil girdim toprağa
Başka yerden gız ara
 
 
 
Koyunum var karaman
Su içtim kana kana,
Gayadan öküz bakar
Gaybolursa araman
Sular akar yana yana,
Öküzün arnı sakar
Ben bir reçber kızıyım
Yüzün bir gün görmedim,
Delikanlı dururken
Şehirliye yaraman
Bilmem gidem ne yana.
Sakallıya kim bakar
 
 
 
Dere boyu gidelim
Merdiven indirdiler,
Mendil aldım onbeşe
Koyun kuzu güdelim
Atlara bindirdiler,
Onu serdim güneşe
Sennen beni görmüşler
Kızım seni kahır eline gönderdiler,
Gitti yârim gelmedi
İnkâr bayrım edelim
Ağlar silinir silinir ağlar.
Beni aldı telaşe
 
 
 
Ak koyun kuzusuna
Gelin geldi evimize,
Dağdan kestim kereste
Gün tutmuş postusuna
Şenlik kurdu köyümüze,
Kuş besledim kafeste
Ne desen de ağlasam
Hoş geldin allı gelin,
Yârin hasta dediler
Arnımın yazısına
Sefa geldin pullu gelin.
Yetiştim son nefeste
 
 
 
Tren gelir öterek
Baban carsıya vardı mı?
Karşıda ala inek
Kömürünü dökerek
Alını yeşilini aldı mı?
Tüyleri benek benek
Ben anamdan ayrıldım
Suda kızıma dedi mi?
Hiç boğazımdan geçmiyor
Gözüm yaşım dökerek
Haydı kızım kutlu olsun.
Yarsız yediğim yemek
 
 
 
Tut yedim duttu beni
Haydı kızım kınan kutlu olsun,
Kuş kafese girmiyor
Yârim unuttu beni
Burada dilin tatlı olsun.
Buna aklım ermiyor
Yarı yola varmadan
Çağırın gelin kızın anasını
Hiç boşuna ah çekme
Hıçkırık tuttu beni
Kızı gelin oldu görsün.
Annem beni vermiyor
 
 
 
Ak tavuk aldın mı?
Allah muradını verdi bugün,
Evleri sarı boya
Kümese koymadın mı?
Anasını kızsız koyan
Gel yarim doya doya
Kör olası gaynana
Evlerini ıssız koyan,
İç vereme tutuldum
Sen gelin olmadın mı?
Testisini susuz koyan.
Gamıma koya koya
 
 
 
Kapelesi ketenden
Kahve doktum kuruna,
Armut dalda bir iki
Yârim indi trenden
El vurmayın durula,
Saydım baktım on iki
Boynuna sarılayım
Yârime yar diyeni,
On ikinin içinde
Gülünü incelmeden
Sol göğsünden vurula.
Gök yazmalı benimki
 
 
 
Pencerede sarmaşık 
Bayburt’a giden yollar
İnce yazma düreyim
Sormadan Oldum aşık
Uzadıkça uzarlar,
Aç koynunu gireyim
Yar kapıdan girince
Geçme bizim kapıdan
Uyan uyan sar beni
elimden düştü Kaşık
Eller bana kızarlar.
Yar olduğunu bileyim
 
 
 
Çaya inesim geldi
Maşrapanın kalayı,
Tavanlarda tencere
Şeker yiyesim geldi
Kızlar çeker halayı,
El vurmadım incire
Ala gözlü ablamı
Allah için söyleyin,
Gavur babam duymasın
Gene göresim geldi
Var mı aşkın kolayı.
Çeker beni zencire
 
 
 
Çaya indim taş buldum
Suya bulgur ezerim,
Garşıdan gelen atlı
Yüzüğüme kaş buldum
Hem ezer hem süzerim,
Ne gayratlı gayratli
Neredeydin la sürgün
Ben yarımın derdinden
Ben istedim vermedi
Yanıma yoldaş buldum
Deli olmuş gezerim.
Niman malın gıymatlı
 
 
 
Arabası kirenden
Eğer gelinim iyi olursan
Kara kabak bağ atar
Mendil sallar trenden
Bizde seni överiz
Altında yılan yatar
Abenim nazlı yarim
Kotu olursan gelinim
Ben bilmem mi a yârim
Nasıl ayrıldın benden
Hepimizde döveriz.
Goynunda neler yatar
 
 
 
Kara tren ak tren
Karatavuk olmadın mı?
Deniz coştu göl oldu
Askerleri say tren
Dallara konmadın mı?
Yârim sana ne oldu
Benim yarım kırkbeşti
Şebek yüzlü kaynanam,
Benim sana yandığım
Postasıyla say tren
Sen gelın olmadın mı?
Memlekette şan oldu
 
 
 
İki çeşme yanyana
Karşıdaki gök ekin,
Ev ötene ev yaptım
Su içsem kana kana
Aldırdım elimdekin,
Çıktım üstüne baktım
Bana ediresini ver
Her soran benzim sorar,
Yârim gelecek diye
Mektup yazayım sana
Sormazlar kalbimdekin.
Çivte lambalar yaktım
 
 
 
Sergenlerde çekirdek
Ekim ektim düzlere,
Irmak gumsuz galır mı?
Bostanlarda bitecek
Diken oldum gözlere,
Dibi susuz galır mı?
Ben isterim babamdan
İşte ben gider oldum,
Senin gibi güzelin
Dört davul sekiz köçek
Ayaş kalsın sizlere.
Goynu yarsız galır mı?
 
 
 
Evleri var üst başta
Yıldırım vurdu bizi,
Karşıdan ünlüyorlar
Kundum dalda taşta
Dal gibi kırdı bizi,
Badılcan belliyorlar
Sen orada ben burda
Araya girdi düşman,
Bu köy nasıl köyümüş
Akıl kalmadı başta
Dağlar ayırdı bizi
Varmadan övüyorlar
 
 
 
Harmanı yuvarladım
Arabamın tekeri
Mısır ektim azmasın
Samanı çuvalladım
Hem ileri hem geri
Gelen geçen kazmasın
Gara gözlü ey abim
Benim de bir yârim var
Yar üstüne yar seven
Allaha ısmarladım
Oruçlar’ın şoförü
Gençliğine doymasın
 
 
 
Keteni bez edeyim
Avlu dibi örümcek
Titretin ışıkları
Hangi yol gözeteyim
Aklım gitti görüncek
Çalıver kaşıkları
Kara gözlü yarimi
Ben aklımı yemedim
Yürü tirenim yürü
Kimlere benzeteyim
Köylülere gidecek
Kavuştur âşıkları
 
 
 
Mendil serdim bir taşa
Ayağında mesi var
Elinde demir orak
Neler geldi bu başa
Odasında sesi var
Mektup göndersem ırak
Öptüm bir kız yanağı
Bekâr oğlan değil mi?
Cebinde tarağın
Dedi bana çok yaşa
Kızlarda hevesi var
Bana yadikar bırak
 
 
 
İp attım ucu kaldı
Ayakkabı aldırdım
Elma attım nar geldi
Ocakta saçı kaldı
Bir sele topukları
Dar sokaktan yar geldi
Ben büyüttüm el aldı
Beni baştan çıkaran
Eğil biyol öpeyim
Yürekte açı kaldı
Taşköprü kopukları
Al yanaktan kan geldi
 
 
 
Gökde yıldız niniynen
Ayakkabı giyerim
Şu giden kimin oğlu
Köçek oynar ziliynen
Üstü beyaz olursa
Paltası da ak kolu
Ayağına taş batmış
Kaynanamı severim
Dönüp bana bakmıyor
Siliyor mendiliylen
Oğlu güzel olursa
Saki vezirin oğlu
 
 
 
Dam kapısı açıldı
Cuma köyün yolları
Bahçenizde gül var mı?
İnce boncuk saçıldı
Dönüm geliyor dönüm
Gül altından yol var mı?
Yar kapıdan girince
Cuma köyünden kız almak
Gel gidelim sevgilim
Gözüm gönlüm açıldı
Ölüm geliyor ölüm
Annenden izin var mı?
 
 
 
Dağda tavşan oynuyor
Siyah saçın örgüsü
Kayadan indirmişler
Yelesini yağlıyor
Yüreğimde sevgisi
Tirene bindirmişler
Ötmüş yârim dizime
Arayıp da bulduğum
Kara saçlı yârimi
Garip garip aylıyor
Bu da hüda vergisi
Gurbete göndermişler
 
 
 
Irmak coştu kül oldu
Hereke’dir köyünüz
Ay gelir aydan beri
Yârim sana ne oldu
Buz gibidir suyunuz
Çay gelir dağdan beri
Olan oldu a gülüm
Köyünüzü beğendim
Ben yârimi görmedim
Madenkeş sebep oldu
Yok, mu bekâr kızınız
Bir buçuk aydan beri
 
 
 
Tütün içtim lüleden
Harmanlardan geçiver
Bostanlarda aşlama
Benim yârim Günye'den
Ata yonca biçiver
Aşlamayı taşlama
Biricik biricik baş olmaz
İki tane yar olmaz
Ben askere giderken
Hoş geldiniz cümleden
Birinden vazgeçiver
Ağlamaya başlama
 
 
 
Damda kırat harlıyor
Dikenli’nin dağları
Su koydum su taşına
Kapılan parlıyor
Üzüm yapmaz bağları
Masanın ortasına
Aşmış yengem geliyor
Üzüm yapsa bağları
Memelerin benziyor
Beyaz mendil sallıyor
Evlenir oğlanları
Ferik yumurtasına
 
 
 
Kayalar yarılmasın
Karpuz kestim kan gibi
Denizin dibi derin
Yar bana darılmasın
Uzadı urgan gibi
Üstüne halı serin
Yar bana darılıp da
Yarımca kızları
Sandık sepet istemem
Ellere sarılmasın
Kınalı kurban gibi
Beni sevdiğime verin
 
 
 
At üstünde cenderme
Yarımca’da saz olur
Duvağın telli gelin
Dut kolundan goyverme
Gül açılır yaz olur
Gümüşten elli gelin
Giz ben seni atacın
Ben yârime gül demem
Buğulu gözlerinden
Kimselere deyverme
Gülün ömrü az olur
Sevdiğin belli gelin.
 
 
 
Sarı kâğıt yazarım
Kirazımız dalbastı
Gün kavuştu ırakta,
Sandık sandık basarım
Dalları kiraz bastı
Gözüm karada akta,
Yârimi vermezlerse
Delikanlı söz etti
Herkesin yarı geldi,
Ben kendimi asarım
Kızlar yüzünü astı
Benim yarım uzakta.
 
 
 
Kar yağıyor yağıyor
Bu kiraz budak budak
Toprağında tasında
Abamı giyeceğim
Olur, mu kiraz dudak
Benleri var kasında,
İhtiyara varıp da
Yarımca’nın güzeli
Sen bahar içindesin
Goca mı diyeceğim
Canımdır sana adak
Bense ömrüm kışında.
 
 
 
Çay aşağu giderim
Duvarda makas asulu
Besmele ile çıktım yola
Topal koyun güderim
Elbiseler kesülü
Selam verdim sağa sola
Eğer anam vermezse
Bana mani sorarsan
Selamımı aldınız mı
Bohçamı alur giderim
Kirli çuval basulu
Komşulara yaydınız mı
 
 
 
Mavi boyarlar mola
Ambar altunda cecük
Manici başı mısın
Sevsem duyarlar mola
Bacakları küçücük
Cevahir taşımısın
İkimizde bir boyda
Benüm sevduğum oğlan
Sana resmimi versem
Nikâh gıyarlar mola
Dünyalarda biricük
Cebinde taşır mısın
 
 
 
Harmanlarda ot bitti
Eriklerin çayırı
Damda kırat beslerim
Goyun yayulsun diye
Yana eğer başını
Ben İzmirli isterim
Hatıp kekül sallamış
Yarimin motoru var
Onu bana verseler
Muhtar bayulsun diye
Çıkamıyor bayırı
Şekerle beslerim
 
 
 
Üzüm goydum sepete
Su serptim serin olsun
Kul bela görmez
Yar oturur tepede
Mezarım derin olsun
Allah yazmadıkça
Ben bir yeni yar sevdum
Dünyada alamazsam
Allah bela vermez
Şan olsun memlekete
Ahrette benim olsun
Kul azmadıkça
 
 
 
Altınım var boynumda
Kiremit üstünde gezersin
Mani maniye kelam
İki ellerim goynumda
İnci boncuk dizersin
Sevdiğime benden selam
Ela gözlü sevduğum
Kusura bakmayın ama
Hiç incinip üzülme
Gece gündüz aynımda
Sen hepsinden güzelsin
Kovuşuruz bir zaman
 
 
 
Altını bozdurayım
Ne uyursun ne uyursun
Sekiz sekiz on altı
Sıraya dizdireyim
Bu uykuyla ne bulursun
Burası ceviz altı
Elma armut değülsün
Al abdesti, kıl namazı
Yarimin istediği kız
Cebimde gezdireyim
Cenneti alayı bulursun
Ayakkabımın altı
 
 
 
Yaylanın çimenini
Bağa girdim nar için
Minare yıkılmış
Hep toplamış geyikler
Dolaşırım yar için
Direk ister
Sevdalunun işine
Anneler kız büyütür
Ağabeyimin canı
Ne garuşur böyükler
Delikanlılar için
Börek ister
 
 
 
Gayalardan ot biter
İstanbul’a giderken
Mani benim ezberim
Guzular yayulsun diye
Sol tarafta hastane
Kan ağlıyor gözlerim
Gızlar kekürt sallar
Yârimin mektubunu
Ben yarimin yolunu
Oğlanlar bayulsun diye
Eğlendirme postane
Akşam sabah gözlerim
 
 
 
Dozer geliyor dozer
Davulumun ipi kaytan
Masa üstünde pekmez
Çekilin sizi ezer
Kalmadı sırtımda mintan
Çoban kavalın ötmez
Benim sevduğum oğlan
Verin ağalar bahşişimi
Önünde gezen sürün
Sinan Özer’e benzer
Sırtıma alayım mintan
Benim nişana yetmez
 
 
 
Yayladan mı geliyon
Bağa gittim bağlama
Edep bir taç imiş
Sırtındaki yayuk mu?
Kara gözlüm ağlama
Nuru Hüda’dan
Ben sağa ayakkabı verdüm
Ben buralı değilim
Giy al o tacı
Ayağundaki çaruk mu?
Bana gönül bağlama
Emin ol her beladan
 
 
 
Biz gideriz ikimiz
Mani maniyi açar
Dalları bastı kiraz
Kestanedir yükümüz
Maniden kaldım naçar
Sevdamı anlamadın
Karakoç’un içinde
Kör olası çöpçüler
Önce beni yalvarttın
Elti olacağız ikimiz
Yarsız yorganım açar
Şimdi sen yalvar biraz
 
 
 
Karanfili ekemedim
Sarı motor geliyor
Karakoç ’dur köyümüz
Suyunu dökemedim
Sarı duman veriyor
Zemzem olur suyumuz
Yarimden ayırdılar
Aç kapıyı bak yârim
Sevip sevip ayrılmak
Yüzünü göremedim
Sana gelin geliyor
Dalga geçmek huyumuz
 
 
 
Ayva attım samana
Kasabın satırı var
Camdan aldım makası
Dumana bak dumana
Yanında yatırı var
Açtım gömlek yakası
Şoför yârim var iken
Ben kasap olmazdım ya
Bizim evden gözükür
Gider miyim çobana
Paranın hatırı var
Yarin arka bahçesi
 
 
 
Bizim evin önünde
Kuyudan su çekerim
Bizim evin önünde
Cankurtaran bağırıyor
Al bakıra dökerim
Ayvalar şişman olur
Ne kabahat ettin yârim
Daha yaşım küçük ama
İlk yârini almayan
Jandarmalar arıyor
Kara sevda çekerim
Sonunda pişman olur
 
 
 
A apacak apacak
Dere boyu kavakları
Motor geliyor motor
Gökten yıldız kopacak
Dökülür yaprakları
Motorun bacası yok
Açma yârim ağzını
Yârim orada ben burada
Kalkmış beni istiyor
Kuşlar yuva yapacak
Çınlasın kulakları
Cebinde parası yok
 
 
 
Ayvalar dilim dilim
Bahçelerde sardunya
Dolabın kapakları
Darılmış benim gülüm
Sardunyayı kırdın ya
Çınarın yaprakları
Ben gülüme ne dedim
Beni beğenmiyordun
Kara gözlü yârimin
Kurusun ağzım dilim
Nasıl bana kaldın ya
Çınlasın kulakları
 
 
 
Köprüden geçer iken
Yaza yaza yaz geldi
Mavi yelekli yârim
Köprü salladı beni
Mürekkebe zam geldi
Çarkıfelekli yârim
Yârimin eski dostu
Daha yazacaktım ama
Beni bırakıp gitti
Düşman belledi beni
Karakoç’a kiraz geldi
Demir yürekli yârim
 
 
 
Yolda buldum on para
İndim dereye durdum
Elma attım denize
Yârim yüzün ne kara
Dokuz güvercin vurdum
Geliyor yüze yüze
Allah sana su vermiş
Dokuzunun içinde
Sevdiğimin sözleri
Yıkasana maskara
Ben birine vuruldum
Hediye kaldı bize
 
 
 
Gel gidelim sevdalım
Hoca çıkmış mahalleye
İçeride ara kapı
Bizim vatana kadar
Topluyor kaşıkları
Sürmesi çavdar sapı
Yar ben senden ayrılmam
Cennet istersen Hoca
İkimizi ayıran
Dünya batana kadar
Kavuştur aşıkları
Dilensin kapı kapı
 
 
 
Asmanın arasından
Gide gide yoruldum
Entarisi al basma
Alamadım üzümü
Sular gibi duruldum
Alıp duvara asma
Kaldır yârim şapkanı
Şu karşı ki oğlanın
Sen benimsin ben senin
Göremedim yüzünü
Gözlerine vuruldum
Ellere kulak asma
 
 
 
Havalarda kırlangıç
Evleri yapan usta
Karpuz kestim yiyen yok
Kanadı ayrıç ayrıç
Yeniden yıksın yapsın
Ağızım yandı diyen yok
İkimizi ayırtan
Pencere bırakmamış
Sevdiğime kavuştum
Kan kussun avuç avuç
Delikanlılar baksın
Gözün aydın diyen yok
 
 
 
Maniciyim manici
Üsküp dere köprüsü
Entarimi ben biçtim
Ak gerdan altın inci
Hafif sallar adamı
Ateşine ben düştüm
Eğer annem verirse
Üsküp dere kızları
Ne kadar cahilmişim
Varıcıyım varıcı
İpsiz bağlar admı
Asker oğlana düştüm
 
 
 
Kara kara kazanlar
Mani maniyeleyim mi
Bizim evin önüne
Kara yazı yazanlar
Bir mani söyleyeyim mi
Kim attı mavi boya
Cennet yüzü görmesin
İşaret et sevdiğim
Annem babam evde yok
Aramızı bozanlar
Yanına geleyim mi
Bakalım doya doya
 
 
 
Koyun keçi otlatırım
Cam altında ısırgan
Gülüm kurutmam seni
Yükseklerden atlarım
Gavur musun Müslüman
Suda çürütmem seni
Verselerdi benim yarimi
Gel bir kerecik öpeyim
Senelerce görmesem
düşmanları Çatlatırdım
Vallahi bak ısırmam
Yine unutmam seni
 
 
 
Havalarda kelebek
Armudu taşlayalım
Başımdaki çemberim
Kanadı benek benek
Dibinde kışlayalım
Oymalıdır oymalı
Beni yardan ayıran
Sevdiğimi görünce
Oldun dünya güzeli
Kalbur satsın hem elek
Maniye başlayalım
Sana nasıl doymalı
 
 
 
Ortaokul olur mu?
Bahçelerde pırasa
Sen Aslısın ben Kerem
İçinde durulur mu?
Yaprağına kar yağsa
Sana kalbimi verem
Benim yârim talebe
Oğlanlar bekâr kalsa
O kadar zalim olma
Onunla dalga olur mu?
Şu kızlara yalvarsa
Edeceksin beni verem
 
 
 
Yeşil iplik bükerim
Al giydim alsın diye
Motor almış seksene
Yare yelek dikerim
Mor giydim sarsın diye
Bin üstüne gezsene
Yelek yare olmazsan
İnadıma bakarım
Motor güzeldir amma
Vallahi seni sökerim
Sen bana yarsın diye
Bak üstündeki serseme
 
 
 
Bizim camın altında
Mendilimin ucuna
Bizim köyün yolları
Herkes bunun farkında
Sakız bağlarım sakız
Çamurluktur kayarsın
Biz yarimle konuştuk
Duyuyorum sevdiğim
Bizim köyün kızları
Kırklareli Parkında
Severmişsin başka kız
Dalgacıdır yanarsın
 
 
 
Yüksek evler yaptırdım
Pembe giyerim pembe
Yengem çıkmış mahalleye
Dayamaya direk yok
Pembe yakışır gence
Topluyor kaşıkları
Yarim kaçmak istiyor
İnsan bir hoş oluyor
Nasıl ayırdın yenge
Bende öyle yürek yok
Sevdiğini görünce
Biz gibi aşıkları
 
 
 
Burası Üsküp dere
Kaşların karasına
Bizim köyün kızları
Su istersen İşte dere
Mim çekmiş arasına
Sürmelidir gözleri
Ekmek istersen Allah vere
Yari ilaç diyorlar
Gözlerine bakınca
Yatak istersen geldiğin yere
Kalbimin yarasına
Kaçırdım öküzleri
 
 
 
Dere boyunda hindi
Derelerin çakılı
Tarla bitirir misin?
Hindiler suya indi
Kimden aldın akılı
Kaval öttürür müsün?
Oğlu olan düşünsün
Orta yerde oynayan
Aret benim yârime
Kızlar on bine bindi
Ağabeyimin çakırı
Selam götürür müsün?
 
 
 
Mavi başlık başında
Dere geliyor dere
Şalvara bak şalvara
Ateş yanar karşımda
Kumunu sere sere
Şalvarın biçimine
Haklısın be yârim
Al beni götür dere
Kurban olayım yârim
Cahillik var başımda
Yârin olduğu yere
Sigara içimine
 
 
 
Masa üstünde ibrik
Bu derenin uzunu
Cam dibinde durursun
İbrik üstünde ibrik
Aramadım buzunu
Cama tık tık vurursun
Yeni bir yar sevmişsin
Aldım Çerkez kızını
Kırma oğlan camları
Tebrik ederim tebrik
Çekemedim nazını
Karakolu bulursun
 
 
 
Al tülbent oyaladım
Resme çıksak a yârim
Ayağımda terlikler
Vermeye kıyamadım
Boylarımız uyar mı?
Bahar açmış erikler
Gitme dedim askere
Size gitsek a yârim
Oğlan sana geleceğim
Gitti durduramadım
Annen eve koyar mı?
Hazır mı gelinlikler
 
 
 
Oy erdiler erdiler
Yolda buldum on para
Ali derler adına
Cama perde serdiler
Yârim gözün ne kara
Her gün gider oduna
Ne utanmaz erkekler
Allah sana su vermiş
Söyle komşu oğluna
Yanımıza geldiler
Yıkasana maskara
Doğru gitsin yoluna
 
 
 
Gitme yârim bozata
Bizim bahçede güller
Mavi yelekli yârim
Gözlerin batar toza
Renkleri kan kırmızı
Göğsü ilikli yârim
Nasıl vuruldun be yârim
Yârimle konuşurken
Bıraktın beni gittin
O kara sıska kıza
Doğdu şafak yıldızı
Demir yürekli yârim
 
Dut üstüne dut buldum
Kahve koydum cezveye
İndim kuyu dibine
Yârimi evlenmiş buldum
Kalk gidelim gezmeye
Baktım suyun rengine
Evlenirse evlensin
Alışmışım duramam
Gece gündüz ağlarım
Ben yenisini buldum
Gelin kızı ezmeye
Düşemedim dengime
 
 
 
Bahar gelir yaz gelir
İstanbul'a giderken
Çiçekler başındadır
Çarşıya kiraz gelir
Hangi rüzgârlar esti
Sürmesi kaşındadır
Senin kısmetin esmer
O güzel saçlarını
Kara gözlü sevdiğim
Uzak bir yoldan gelir
Hangi berberler kesti
Henüz genç yaşındadır
 
 
 
Köprü altında kuzu
Güneş gider batmaya
Masa üstünde güller
Kıvrım kıvrım boynuzu
Selam söyle Fatma'ya
Yâre dökülür diller
Sen koyun ol ben kuzu
Çoban cahil ne anlar
Unutulur mu be yârim
Ayıralım şu kızı
Karyolada yatmaya
Seninle geçen günler
 
 
 
Elbisemin gülleri
Falda var yürek kızı
Annem entari almış
Yana bakıyor yana
Yapma artık bu nazı
Yanında eklemesi
Aret senin sevdiğin
Senin sevdiğin kimse
Tak bir nişan yüzüğü
Bana bakıyor bana
Düğünde çalsın sazı
Kolaydır beklemesi
 
 
 
Suyoludur suyolu
Kırlarda altın seren
Motor geliyor motor
Boş giden gelir dolu
Sen ol çiçeği deren
Tutundum direğine
Bana nikâh yapacak
Yârim karşına çıkar
Çekemeyen düşmanlar
Muhtarın büyük oğlu
Sana kalbini veren
Buz koysun yüreğine
 
 
 
Seni severim yârim
Yârim okul önünde
Hoş gelmişsin misafir
Günü günlere ekle
Kitap açmış okuyor
Oturacak yerim yok
Sana gelirim yârim
Elindeki laleyi
Sana kahve yapayım
Köşe başında bekle
Bana bakıp kokluyor
Cezvem delik, şeker yok
 
 
 
Doldur yârim testini
Erguvanın dalları
Kaşıklıkta kaşığız
Şu karşıki çeşmeden
Yana yatıyor yana
Biz yârimle aşığız
Baban seni everse
Şu Kızılcık kızları
Bizi kimse ayıramaz
Büyük aşka düşmeden
Cana yatıyor cana
Saç gibi dolaşığız
 
 
 
Dereler akar akar
Denizin dibi mildir
İndim dere akmıyor
Karışır denizlere
Beni söyleten dildir
Yârim bana bakmıyor
Kurşunlara diz yârim
Mahalleler ayrı ama
Yolladığım çiçekler
Verme beni ellere
Gönüller yine birdir
Kurumuş ta kokmuyor
 
 
 
Kolumdaki saati
Ayakkabımın izi
Yatma yeşil çimene
Yediye kuruyorum
Tarlaya çektim çizi
Uyur uyanamazsın
Hiç üzülme sen yârim
Yar öğretmen, ben terzi
Verme beni ellere
Sözümde duruyorum
Çekemiyorlar bizi
Gönül dayanamazsın
 
 
 
Mendil versem almazsın
Ladik halısı mısın
Bu gün ayın on dördü
Sen mendilsiz kalmazsın
Elmas Yarısı mısın
Kız saçını kim ördü
Sigaranı yakayım
Her gelen seni sorar
Ördüyse yârim ördü
Sana zahmet olmasın
Bağdat valisi misin
Ay karanlık, kim gördü
 
 
 
Bahçe kapısı kilitli
Süt mavi kurdeleye
Dere boyu yeşillik
İttirdim açamadım
Ben altın takar mıyım?
Nerde kaldı Keşirlik
Anneme duyurmuşlar
Senin gibi çalgıcıya
Keşirliğe gidenler
Çıktım da kaçamadım
Ben artık bakar mıyım?
İstiyor beşi birlik
 
 
 
Derede incir ağacı
İn dereye dereye
Gülüm kurutmam seni
Tadı zehirden acı
Dere çakıllı yârim
Yerde çürütmem seni
İçme dedim şarabı
Gördüğüne gönül verdin
Senelerce görmesem
Dedi sevda ilacı
Gel geç akıllı yârim
Gene unutmam seni
 
 
 
Bahçede örümceğim
İn dereye dereye
Boynumdaki kolyenin
Ben sana görümceyim
Dere sana ırak mı?
Yar verdi parasını
Başkasına bakarsan
Her gün her gün tarlaya
Bir kolye değil mi?
Ağabeyime söyleyeceğim
Sen babana çırak mı?
Çekerim sevdasını