Yoksa Düşünmemek En Kolayıdır Konforudur Kısa Bir
Süreliğine Paradokslar İçinde.

Hasret nedir? Gözyaşımı? Ayrılık mı? Yaşarken yaşadığım ayrılık, bize kaderimizin değişmeyeceğine dair işaret mi? Yoksa beraber olmanın kıymetini bilin, yoksa ayrılıkla üzülürsünüz diyen bir mesaj mı? Şimdi anlaşılmasa da eminim günün birinde anlaşılır bu soruların cevabı. İşte ayrılırken farkına varılmayan, daha sonradan fark edilince yakan bir an zaman parçası… Bir şeylerin yanlış gittiği aşikârdır, lakin o an bilinmez sezilmez veyahut gidişata ayak uydurmak için devam edilir, nerede incelirse kopsun denilir, lakin çürük kopacak ip sağlam iplerle değiştirilmez, çaresine başvurulmaz, vurdumduymazlıkla acı kapıyı çalar kapı açılır, ondan sonra bu acıyı kim saldı diyerek serzenişte bulunur, kızarız aslan kesiliriz…
İnsan aklı ile var olan düşünen bir varlıktır. İşte insan bu özelliğini unuturda, düşünmekten vazgeçerse, aptalca şeyler yapmaya başlayacaktır. İşte bu nedenle düşünmek büyük bir nimettir yoksa düşünmenin bir kere kapısı yolu kapatıldı mı, soru sorulmaz olur, sorulara cevap verilmesi gerektiği unutulur pas hatta es geçilir unutulur. İşte bu nedenle alınan kararlar gerçekleştirilemez, bunun neticesinde artık eylemlerinin neye yol açtığı ise artık kişiyi ilgilenilmez. Aradan geçen zaman içinde insan fark eder lakin o zamanda iş işten geçmiş olur.
Düşünme ve düşünmenin sonucunda, analiz etme ile dostluk kurmadıktan sonra sezgileri duyumları duygu ve hislerle bağdaş kurdurmadıktan kapısını çaldırmadıktan sonra, düşünmeye düşünme dememiz mümkün müdür? Düşünmek ne için vardır? Düşünme ve doğruyu bulmaya çalışırken, ona odaklanan taşıyan kişinin bazı etkenler, şaşkınlık yönlendirmeler farklı düşünceler odaklanma kapsamını daraltmasın etkilenmesin etki etmesin, özgürce insan karar versin diye vardır. Bazen dediğim gibi insan ister istemez dar fikirlerin karmaşıklığını çıkmazlığını fark etmeden o fikre kapılabiliyor, peşinden sürüklenerek gidebiliyor. İşte düşünmek/düşünce her olayı analizle teknik yönüne odaklanma sabote edilmesin, bir şeyler üzerine ciddi biçimde düşünmelerini engellemeyi amaçlayan her türlü yanlışın yıkması için vardır düşünme/düşünmek, hani meşhurdur, “Düşünüyorum öyle ise varım” sözü, düşünmek var olmanın temel taşıdır, kapısını açarak doğruya hakikate ulaşmaktır. Yoksa düşünmemek en kolayıdır konforudur bir süreliğine paradokslar içinde, sonucu aptallık/ pişmanlık/ paradokslar arasında kalmanın neticesinde insana, insan düşüncesine aykırı yaşamaya düşünceye koşmaktır vesselam. Selamlarımla.
Mehmet Aluç
Mehmet Aluç