YİRMİ DÖRT AYAR İNSAN OLMAK
Saf altın olan külçe altının 24 ayar rengine ilk bakıldığında; altın madeninden yeni çıkan o parıltılı, albenili görünümü herkesi mest eder. Ev kuracak olan yeni çiftler en azından 22 ayar yahut 18 ayar mücevher takımı alabilmek için sarraf önünde birikirler. Altın+gümüş karışımı, beyaz altın satın alanlarımız gençler arasında popüler oldu. Bilirsiniz ki güneşte parlayıp gözlerde aşırı dikkat çeken koyu sarı altın yerine beyaz altın takınmak, bayanlarımızda daha zarif ve şık durur kimilerince. Yarım altın ve sapsız cumhuriyet altını satın alamaz olduk. Hepimiz çeyrek altın almak hayalindeyken, düğünlerde madden iyi olsun ve yatırım yapmak adına ekonomik olalım derken; dolar yükselince, savaş çıkınca onların fiyatı da tırmanışa geçti. Uzak akraba düğünü ve kadınların mahalle günlerinde gram altına rağbet arttı. Beşi bir yerde altın ve uzun zincir altın takımı, son moda takı seti, Adana burma bileziği, Trabzon bileziği mazide kaldı.
2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde de çiftçiye tarladan kilosu 40 kuruş ve 50 kuruşa hesaplanan patateslerimiz, market ve bazı il pazarlarında 5 ile 6 Türk Lirasına fırlayınca insanımız bu durumdan üzüntü duydu. Siyasî seçimle alakası olmasa bile mağdur olan hep çiftçi oldu. Pakete ve markaya giren ambalaj meyve sebzesi, kendini adam oldum sanır gibi halkı aldatıyor. Patates ve soğan fiyatlarının artışı hemen “24 Haziran 2018 – Pazar, Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi” gününün aynı akşamında sonuçlar açıklanınca Türkiye’nin İLK Başkanı olan Recep Tayyip ERDOĞAN ile bu konuya bir açıklama getirildi. Tüketiciye patatesin kilosu 1,95 TL olarak aktarıldı, halkımız bu habere epey sevindi. Dün 50 Kuruş -1 TL (Türk Lirası) olan köylü pazarındaki acı soğanı bile 3 TL üstüne çıkaranlar, depoda kalan malları satamamıştı. Halkımız yükselen fiyatları duyunca domates ve bamyaya hiç uzanamaz oldu. Yemek yaparken hani çoğumuzun elini gıdıklayan, tüylü ve yapış yapış o bamya bitkisi kuzu eti değerinde deniliyor ve çok besleyici. Nimetle alay gibi olmasın ama ‘sümüklü bamya’ olarak kaldı çocukluk dilinde bile. Küçükken bamya hasadında bir avuç mini bamya ayıklarken elime dikeni batar ve köpek salyası gibi gelirdi açıkçası. Limonlu ılık suda bekleterek bamya yemeğini pratiğe koyan analarımız var çaresi için.
Önemli olan takı olarak taktığımız yahut yastık altında biriktirdiğimiz altın değil, altın kalpli olabilmektir. Halk arasında az sayıda altın kalpli, pırlanta değerinde, 24 ayar insanlar olur ve saftır hani. ‘24 Ayar Manço’ şiiri gelir aklıma. Bursa’da Barış Manço Kültür Merkezinde uzun bir şiir olan o çerçeveli şiiri ilk kez orada görmüştüm, şairini şu an anımsayamadım. Devlet sanatçımız olan Barış Manço için fazlasıyla övgüye değer şiirdi. Benim de hâlen çocukluktan bu yana rahmetli Barış Manço tek hayranım olarak baş tacı oldu yüreğimde. Yediden yetmiş yediye herkes sevdi onu.
Türk dili aslında dünya dili. O kadar güzel türkülerimizi, her türkünün bir gerçek hikâyesini, atasözü ve deyimlerimizi, yaşanmışlıkları ruhumuzda barındırıyoruz ki köklü bir tarihi olan, ‘yazıldığı gibi okunan ve okunduğu gibi yazılan bir Türkçemiz’ var. Değerlerimiz ve kültürel özelliklerimiz de paha biçilemez durumda ve pırlanta kıymetinde.
Hem kaba hem dayı olan ve dayılık taslayan ‘kabadayı’ tarifindeki ifadeler, sokak ağzı cümleler, aile içine giren kelimeler dilimize ve sözlüğümüze girmemeli. Türk Dil Kurumuna bu konuda destek olmalı Türk milleti. Beden dilimizden taşan her bir kelâmımız kin, yalan, iftira, yakışıksız sözden kurtulup şık sözlere kılıf olmalı. Hayatınızda altın kalpli dostlar biriktirebilmenizi temenni ederim.
Aslan Dağlı