Yine Zevrak-ı Derunum Kırılıp Kenare Düştü(gazel)
Yine zevrak-ı derunum kırılıp kenare düştü
Dayanır mı şişedir bu reh-i seng -sare düştü
O zaman ki bezm-i canda bölüşüldü kale-i kam
Bize hisse-i mahabbet dil-i pare pare düştü
Gehi zir-i serde desti geh ayağı koltuğunda
Düşe kalka haste-i gam der-i lutf-ı yare düştü
Erişip behara bülbül yenilendi sohbet-i gül
Yine nevbet-i tahamül dil-i bi karare düştü
Meh-i burc-ı arızında gönül oldu hale mail
Bana kendi taliimden bu siyeh sitare düştü
Süzülüp o çeşm-i ahu dedi zevk-i vasla Ya Hu
Bu değildi neyleyim bu yolum intizare düştü
Reh-i Mevlevide Galib bu sıfatla kaldı hayran
Kimi terk-i nam u şane kimi i'tibare düştü
Günümüz Türkçesi:
1-Yine gönlümün zevrakı(şişesi) parçalanarak kıyıya düştü O, sırçadan yapılmıştır, düştüğü yer ise taşlıktır. Bu durumda kırılmaması mümkün müdür?
2-Can meclisinde emel kumaşı bölüşüldüğü zaman, bize muhabbet payı olarak bu parça parça olmuş gönül düştü.
3-Üzüntü hastası, desti bazen başının altında, bazen ayağı koltuğunda olarak düşe kalka sevgilinin lütuf kapısına geldi.
4-Bülbül, bahara ulaştı, gül sohbeti yenilendi, tekrar başladı. Sabretme nöbeti ise yine bu kararsız gönüle düştü.
5-Gönül, sevgilinin yanağı burcundaki ayda bulunan ben’e meyletti. Bana kara talihimden bu kara yıldız düştü.
6-Sevgilinin o ceylan gözleri süzülüp kavuşma zevkine “Elveda” dedi. Benim beklediğim bu değildi. Yolum yine bekleyişe düştü.
7-Kimi ün ve şan bağından kurtulmak, kimi de itibar kazanmak yoluna girdi. Galib ise Mevlana yolunda Mevlevi adıyla hayran kaldı.