Yılan İle Süt Motifi Yılan İle İlgili Deyimler Atasözleri Efsaneler  

Birçok masal, halk hikâyesi ve efsanelerimizde yılanın sütü sevmesi ile alakalı simgesel konular işlenmiştir. Türk kültüründe yılan; evreni yöneten Güneş ve Ay’ın tutulmasına yol açan ejderler – evrenler – olarak düşünülmesi, deri değiştirmesi, zehirli olması, soğuk ve korkutucu görünüşü, zehirli olması, sütü sevmesi, ayaklı olması, evleri ( ev iyesi olarak) , defineleri korumaya alması ile ilgili efsaneler, masallar,  deyimler ve atasözleri üretilmiştir.

Yılanla İlgili Deyimler

 

Yılanın kuyruğuna basmak,

Yılanın kuyruk acısı

Koynunda yılan beslemek

Yılan hikâyesine dönmek,

Yılan öpücüğü kondurmak

Yılanın deliğine girmek

Yılanın deliğine çomak sokmak

 

Yılan ile ilgili atasözleri

 

Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır

Bana değmeyen yılan bin yaşasın

Denize düşen yılana sarılır

El eliyle yılan tutan, yarısını yalan tutar

Yılan, yılanın kuyruğuna basmaz

Yılanın zehri başında gamsızın düşmanı yanındadır

Yılanın başı küçükken ezilmeli.

Yılana yumuşak diye el sunma.

Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan

Yılanın sevmediği ot deliğinin ağzında biter:

Onmadık hacıyı deve üstünde yılan sokar

Sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur

Su içene yılan bile dokunmaz

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır

Yılan ne kadar eğri gitse deliğine doğru girer

 

Yılan İle İlgili Efsaneler ve Diğer İnanışlar

Halk edebiyatımızda yılanın sütü çok sevmesi konusu üzerine kurulmuş birçok hikâye veya masal bulunmaktadır. Örneğin her gün yılana süt vererek onunla dostluk kuran çoban masalı bunlardan birisidir. Çoban her gün yılana süt vermekte, yılan da çobana bir altın getirmektedir.  Bir gün yılan yanlışlıkla çobanın oğlunu ısırıp öldürmüş, bunu gören çoban da yılanın kuyruğunu kopartmıştır. Bir müddet sonra çoban, yılana yeniden dostluk kurmayı teklif eder.  Yılan ise : “Sende evlat acısı ben de kuyruk acısı oldukça yeniden dost olamayız “ demiştir.

Bir başka hikâyede ise uyuyan bir kadının ağzından yılan girmiş, o tarihten sonra kadın her yıl bir yılan doğurmaya başlamıştır. Kadını bu durumdan kurtarmak için bir kazanda süt kaynatılır ve kadın süt dolu kazanın üzerine baş aşağı asılır.  Sütün kokusuna dayanamayan yılan kadının ağzından çıkıp süt dolu kazana düşer ve kadın böylece kurtulur.  

Yılanın ağzına insan tükürüğü damlatılırsa yılanın öleceği inancı da çok ilginçtir.  Yılan zehrinin insanı öldürdüğü gibi ilaç olarak da kabul edildiği hemşireliğin ve eczacılığın da sembolü olmasından bellidir.

Edebiyatımızda yılan, şahmeran, ejder ve yelpeğen ile ilgili çok çeşitli inanışlar ve buna dayalı efsaneler bulunur. ( bkz Evren Evran Yelpeğen Celbeğen Nedir ) 

Definleri bekleyen yılanlar, şahmaranlar; Ay’ı Güneş’i yutan, âlemleri döndüren yelpeğen, ( evran – evren ) tasavvurları; ayaklı kanatlı üç başlı yedi başlı ejder tasavvurları ve bunlarla ilgili efsaneler bunlara örnek verilebilir. ( bkz Ejderha: Ejder ve Evren-   Şahmaran  - Camasbanameler Ve Abdi'nin Camasbanmesi Ile Şahmaran )