Hayat yıkmışsa, vurmuşsa değneklerini, 
Sende dizlerini büküp oturmuşsan, 
Bir hülya gibi mutluluğa bakmışsan, 
Sen kaybetmeye mahkumsun yetim. 
 
Dertlerin dile vurmuşsa, 
Yalnızlık seni bogmuşsa, 
Gidenlerin arkasından öylece bakmak kaderine yazılmışsa, 
Sen kaybetmeye mahkumsun yetim. 
 
Umutların kelepçelenip, pranga vurulmuşsa, 
Dehlizlerin içinde o tebessümün kaybolmuşsa, 
Mutluluk nev-icat değilki bulasın, 
Sen kaybetmeye mahkumsun yetim. 
 
Herkesin özleyecek, gizleyecek dertleri varsa, 
Senin dertlerin dağları deliyorsa, 
Bir umut hayat sana gülmüyorsa, 
Sen kaybetmeye mahkumsun yetim. 
 
Fikirsiz hareket etmiş ise bedenin, 
Zihnin durmuş, kalbin düşünmüşse derin derin, 
Işte Bazılarının kaderi böyle 
Sen kaybetmeye mahkumsun yetim. 
 
Perde varsa önünde, 
Kilit varsa kalbinde, 
Kimsen yoksa dibinde, 
Sen kaybetmeye mahkumsun yetim. 
 
Kapılar kapanmışsa sana, 
Niyetin olmuşsa Allah'ı sevmekten başkasına, 
Kemerin artık beline baglanmışsa, 
Sen kaybetmeye mahkumsun yetim. 
 
Seveni sevmekten uzak durmuşsan, 
Dostunu degil, düşmanını dost yapmışsan, 
Sadece bu dünya var sanmışsan, 
Sen kaybetmeye mahkumsun yetim. 
 
Cüzdanında bir elveda mektubu yoksa, 
Dilin hep kötü söze çalışmışsa, 
Kalbin istemiş, şeytan söylemiş, ellerin yapmışsa, 
Sen kaybetmeye mahkumsun yetim. 
 
Kuşlar ötmez olacak bir müddet sonra, 
Gözler dolup, kalpler konuşacak dobra dobra, 
Hani vardırya bir gülüş yeter insana, 
Işte o gülüş sende kaybolmuşsa, 
Sen kaybetmeye mahkumsun yetim.