Bilindiği gibi Türkçede rüzgâr sözcüğünün eş anlamlısı yel demektir. Bu nedenle yel mumu eski dilde rüzgârda sönmeyen mum anlamındadır. Yel mumu tabiri Osmanlıca lügatlerde “ kalın fitilli olduğundan rüzgârda sönmeyen, “ meşale yerine müstamel örme kalın mum “ diye tarif edilir.

Yel mumlarının Osmanlı saraylarında kandiller ve meşaller ile birlikte aydınlatmak amacıyla kullanıldıkları,”“saray ve yalı bahçelerinde kandil ışığında yapılan sazlı sözlü eğlencelerin “[1] vazgeçilmez aydınlatma aracı olduğu bilinmektedir.

 

Lale devrinde ve sonralarında Çırağan Sarayı eğlencelerinde akşam vakitlerinde yapılan Sadabat eğlencelerinde su kaplumbağalarının üzerlerine yel mumları dizildiği, havuz başlarında, lalezar, bahçe köşkü ve çemen zarlar da kandiller yakıldığı, sazendelerin ve hanendelerin çalıp söylediği, cariyelerin çiçekler arasında gizlenen mücevherleri aradığı bilinmektedir. [2] Sadabat eğlencelerinde yel mumları ve kandillerin ışığı altında kayık sefaları yapıldığı, ziyafetler verildiği, sazendelerin saz çalıp rakkasların raks ettiği, şairlerin şiirler söyleyerek hünerlerini gösterdiği kaynaklarda geçmektedir. ( bkz : Çırağan Sarayı ile Tarihi ve Mimarisi-   Çırağan Eğlenceleri Çırağan Sefaları Şiirlerde Sadabad )

 

Bu eğlenceler İstanbul'da Kâğıthane semtinde Alibeyköy yakınlarında yapılan kasrın çevresinde düzenleniyordu.  Kâğıthane semti İstanbul'un en tutulan mesire yerlerinden biriydi. Bu mesire yeri Sadabad  ( Farsça'da "Yüz Bayındır Yer"),olarak da anılıyordu.”[3]

 

Esasında yel mumlarının ışığında tertip edilen bu tip eğlencelerin 16. Asırda dahi yapıldığı Bâki’nin beyitlerinden de anlaşılır.

Verir şevk ehline zevki demadem

Şeb-i işrette bir yel mumudur nây    Baki

 

Ruşen etti gün gibi  asar-ı hüsn ü tal’atin
Nur  bahş  eyler  cırağan  pertev –i envar ile     Baki

 

Lale bezm –i güle tertib-i çırağan etmiş
Cabeca yakmada mabeynine nergis meş’al 

 

Her gece pervâneye gazyzın edip izhâr şem

Subha dek yel mumlarıyla gezdirir her bârı şem  Sabit



[1] Ali Rıza Kardüz, Çırağan Eğlenceleri, https://arsiv.sabah.com.tr/1997/08/02/y07.html

[2] https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/ciragan-eglenceleri-ciragan-sefalari-siirlerde-sadabad/85434

[3] https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/ciragan-eglenceleri-ciragan-sefalari-siirlerde-sadabad/85434