YAVAŞCA 
 
seli gider kumu kalır
gül dediğin diken olur
dertler hepmi beni bulur
zulum yavaşca yavaşca
 
dost eline düşer yolun
bitmez gönlünde huzurun
yıkılırsan eger bir gun
pulsun yavaşca yavaşca
 
zalımlara güvenilmez
gönlümdeki derya deniz
söylerim neler bilseniz
duymaz yavaşca yavaşca
 
ömür bitti gidiyorum
size veda ediyorum
şer nedir bilmiyorum
duam yavaşca yavaşca
 
yakan yakmış harabını
almaz asla turabını
yananların bin ahını 
çıkar yavaşca yavaşca
 
sen yalancı kader zalım
yürümez oldu kervanım
yol bilemeyen ozanım
körüm yavaşca yavaşca
 
yakasım var bedenimi
vurun koluma zinciri
dertli zalim kaderimi
yazar yavaşca yavaşca
 
ettiğin sanada kalmaz
seninde yüzün hiç gülmez
yalancının mumu yanmaz
söner yavaşca yavaşca
 
gidenler dönemez geri
herkes tadacak eceli
kapandı hayat defteri
okur yavaşca yavaşca
 
isyanım var hayatıma
eremedim muradıma
ömrün dikenli yolunda
yürür yavaşca yavaşca
 
sustum beni küçümsedin
konuştum yalancı dedin
sen beni hiç göremedin
hiçsin yavaşca yavaşca
 
attın beni bir kenera
kar oldum bahar ayında
deli rüzgarım dağlarda
eser yavaşca yavaşca
 
ecelime nişan taktım
azraile sözüm kestim
sen gittin işte ben bittim
ölüm yavaşca yavaşca
 
inanmadım böylemiydin
soysuza beni değiştin
gitme dedim dinlemedin
gider yavaşca yavaşca
 
elbet yolun şaşırırsın
sadakat nedir anlarsın
dumansız ateş olursun
tüter yavaşça yavaşça
 
edepli edepden susar
hafifler her dala konar
avcı gelir kanadın kırar
ağlar yavaşca yavaşca
 
hayat sana zevkli oyun
dosta çıkmaz olmuş yolun
loş ışıklar senin olsun 
parlar yavaşca yavaşca
 
boşuna geçer her günün
alkışlar senin ödülün
poh pohlarda senin gönlün
safsın yavaşca yavaşca
 
garip gönül yanar oldu
yanar yanar söner oldu
yaralarım diken oldu 
batar yavaşca yavaşca
         
                M.Özgür özbek