YARIM KALAN

Hep gamlıydın be annem;
Gülerken bile bir yanın hep mahzundu.
Hep birilerinin yolunu gözledin.
Yüreğinin yarısı hasretle çarptı; yarısı da evhamla.
En sonunda, pır etti uçtu;
Ürkek bir güvercin edasıyla…
Yılların yorgunluğu, kavuşulamayanların hicranıyla…
***
Hani hastaneye giderken küpenin teki kaybolmuştu ya?
O aslında habercisiymiş olacakların bilemedik.
Küpelerin gibi, düşlerin de yarım kaldı;
Yarım kalan hayatlar gibi,
Kavuşmaya gelmişken, vedalaştıklarımız gibi…
***
Sen,
O kadar sevdin,
O kadar özledin,
O kadar bekledin ki,
Bir o kadar da usandın.
Biz sana geç kaldık be annem;
Ve dayanamadın sonunda;
Bıraktın bizi gittin Kasım’ın son akşamında…
***
Planlar yapmıştık, oysa Yaradan’ın planı farklı gibi,
Seni buradan uğurlamak varmış nasipte, kâbus gibi,
Kabullenmek mecbur ama gel gör gönül yaralı gibi,
Seni yanına alandan güya daha çok seviyormuş gibi…
***
Ruhun şâd olsun annem, melekler karşılasın seni ötelerde,
Buralarda gün yüzü göremedin, göresin gittiğin yerde,
Ayrılıklar hep zamansız, hasret hep amansız ama
Teselli o ki, Yaradan bizden daha az sevmez seni!
Buluşuruz günü gelince, biliriz hiç eksik olmaz,
Ne buraların gideni ne de oraların geleni…

(ANNEME...)