YARAMAZ
Geldi kırık dalıma bastı sonra hopladı
Kalbimin yumşak karnı üzerinde zıpladı
Gözünü kırpıştırıp oklarını sapladı
Sanki gönlüm kedersiz, yüreğimde yaram az
Ce e... dedi kayboldu, kaçtı birden yaramaz
Karıştırdı közümü işve ile naz ile
Tutuştu yanık bağrım bir kızıl alaz ile
Yayıldı hayatıma sert esen poyraz ile
“Ateşlere düştün bak bu aşk sana yaramaz”
Dedi bir su vermedi kaçtı hemen yaramaz
Gönlüm saçında kaldı, o kumral kıvırcıkta
Özlemim çiçek olur açar her tomurcukta
Gülüşünü duyarım kumruda sığırcıkta
Bahtım kara değil ki sevda büyük yara “maz”
Kaşla göz arasında yine kaçtı yaramaz
Not: Son beyitteki “maz”; kara anlamında kullanılmıştır.
Seferi Nurcan Ören