Nereye gider bu insanlar usul usul
Geride bıraktıkları kalpler yaralı.
Peşinden koştukları malesef para pul
Onları yapacak sanki dünyanın kralı.
Kollarımda can çekişen yaralı bir gül
Başı koynuma yaslanmış soluk soluğa;
Son nefesini de vermek üzere bülbül
Son sözcüklerini dökmekte notalara.
Kızgın bir rüzgâr eser, hârlatır içimi
Hayal kırıklıkları kaynar hafızamda.
Hüzünlendirir beni dertli gülün hâli
Kurşun var sanki iki kaşım arasında.
Gül kanamaya başlar elimde lav gibi
Bülbül sonsuzlukta öter mi bilmem artık.
Eziyetin ötesinde aşkın diyeti
Gözyaşıyla söner mi bilmem kör karanlık.
Mecruh gönlümü nasıl anlatayım sana
“Yâr, Yârim” dedikçe yarası genişleyen
Tuz basıyorlar desem yeridir yarama
Bülbülün güle vuslat faslıyla inleyen.