
Yakut, elmas, la’l, mercan gibi doğal olarak bulunan çok değerli olduğu kabul edilen kıymetli taşlardan birisidir. Doğada bulunduğu hali gösterişsiz hatta mat olsa bile ustalarının elinde işlenerek en kıymetli mücevherler arasına girmektedir. “ Zoisit kayaçları içinde kırmızımsı mor olarak bulunan taşlar da yakuttur.” Yakut taşları kırmızı, mor, sarı ve gök mavisi renginde olabilmektedir.
Bütün taşlardan ağır bir taş olan yakutun işlemesi de çok zordur. Çünkü yakut en sert taşlardan biridir.
Kırmızı renkli çok sert ve dayanıklı değerli bir taş ve bu taşlardan yapılan yakut; yüzük, kolye, taç, bileklik ve bilezik gibi süs eşyalarını süslemek amacıyla kullanılır. Antik çağlardan beri özellikle kralların, kral ailesinin, soylu ve yüksek rütbeli insanların kullandıkları en kıymetli mücevherleri arasında olmuş, güç, zenginlik, iktidar, kudret nişanesi olarak kullanılmıştır.
Yakut, nakkaşlık ve hattatlık zanaatları ile de ilgilidir. Hattatlık zanaatında Hattı Yakut adlı bir hat stili de bulunmaktadır.
Yakut İle İlgi Batıl İnanışlar
Yakut hakkında pek çok batıl inanış da ortaya çıkmıştır. Eski insanlar yakutun ateşte erimeyeceği, ateşten etkilenmeyeceği, suya atıldığında suyun donmayacağı, donmuş suyun çözüleceğini, yakutun elektriği içinde saklayacağı, yakut tozunun insanları vebadan kurtaracağı, yakutun insanı vesveselerden ve kâbuslardan koruyacağına vb inanmışlardır.
Eski devrin insanlarının nazarında yakut; veba gibi hastalıklardan koruyan, insanları vesvese kuruntudan kurtarabilen gizli güçlere sahip, emildiğinde susuzluğu gideren bir mücevherdir.
Yakut, kırmızı rengi ve yukarıda sayılan diğer özellikleri ile çok değerli görülmüştür. Kralların ve padişahların iri taneli delikli yakut yüzükler taktıkları, delikli yüzüklerin içinde de zehir taşıdıkları, esir düştüklerinde vb yakut taşlı yüzükleri içindeki zehirden içerek intihar ettikleri bilinir. Söylentilere göre Timur’a esir düşen Yıldırım Bayezid ‘de bu şekilde intihar etmiştir.
Şiir Dünyamızda Yakut
Şairlerimiz yakutu yukarıda anlatılan özellikleri ile ele almışlar, çeşitli vesileler ile yakuttan söz etmişlerdir. Yakut renginden dolayı sevgilinin dudaklarına, şarabın rengine, kana, şarap seline vb de benzetilir. Yakuttan söz edilirken sevgiliden de söz edilmiş olmaktadır.
Vehmedip teşne-i peymâne-i aşk olduğumu
Sundu yakut lebin ağzıma kandırdı beni Vâsıf
Yâkût-ı afitâb ile hem pâyedir gönül
Ey âteşi derûn edemezsin zarar bana Fehim-i Kadim
Fehim bu beyitte yakutun ateşten bir zarar görmeyeceğini ifade etmiş oluyor.
O şeh guya ki zehr etmiş nihân-ı zir niğinde
İtâb-ı telh-i la’lin âşıka düşman için saklar Nazim
Nazim,düşman eline düşünce intihar etmek için yakutlu yüzük içinde zehir taşındığını ifade etmiş oluyor.
Nitekim zehr ile perverde yüzük kaşı ola
Ede mühr-i güle anı kursa-i şekker kalem Necati
Necati de yüzük içinde zehir taşındığına işaret etmiş oluyor.
Görüp letâfet-i aksin sanır kızıl yakut
Bakan tabakçe-i la’lin gülde jalelere Naili
Güllerin üzerinde biriken jalelerin içine bakanlar senin güzel aksini görüp kızıl bir yakut zanneder.
Mey degil âteş-i ruhsârdadır gözlerimiz
Ceyş-i pervâneye cây olamaz ocâğ-ı yâkût Şeyh Galip Şiirleri
Ne-durur lal ü yâkût-ı revân mey
Ne-durur kuvvet ü kût-ı revân mey Ahmedi Şiirleri
Ahmedi bu beytinde yakut ile lal-i , akan bir nehre kadehte duran kudrete benzetiyor.
Yakut İle ilgili şiir başlıkları
Sevdiğim leblerin yâkûta benzer
Revgan-i gülle degil nûr-ı çerâğ-ı yâkût
Ne-durur lal ü yâkût-ı revân mey