Bir yanım zorlu yaşam bir yanımda yoksulluk
Uzanır göklere doğru başı dumanlı dağlar
Kar kokan kayalardan ağaçlardan sarkardık
Gece kurt uluması  bölerken uykumuzu
Meşe ağaçlarıyla can ciğer arkadaştık
Yakıtımız odundu ısınırdık nafile
Ati'miz aksak yürür umut yoktu yarından
Bostanında ırgattık, bağında ise rençber
Selvi dalın dibinde  her öğlen uyuyorduk
Kardan dünyamızdaysa  buz kesilir yürekler
Lenger kayağımızla günü bayram ederdik
Ve biz çocuktuk henüz bu yalçın dağ köyünde...
 
Kış'ın uzun geceler  karanlık , ürkütücü
Aşıklar bağdaş kurup türküler çığırırdı
Masalcı başı masal anlatırken derinden
Kulak büker dinlerken  pür dikkat kesilirdik
Sanki zamana inat kar yağar ince ince
Masal kar getirirmiş bunu derdi büyükler
Ve biz henüz çocuktuk bu yalçın dağ köyünde..
 
Eller buz gibi soğuk, gözlerde donuk bakış
Kardan yol açılırdı bir yılan kıvrımında
Hele çocuk gönlüyle ne çok mutlu olurduk
Buzdan sarkıtlar iner dam üstüne kar yağar
Pencereme el kadar küçücük kuşlar konardı
Yem ister gibi mahzun bakıp camı tıklardı
Buğday sererdik kar'a gel de nasiplen diye
Tavan aralarında kırlangıç yuvaları
Güvercinler sevinçten ne taklalar atardı
Dağa oduna gider daha olmadan seher
Bohçamızda bir soğan bir yavan ekmek vardı
Hele  domates olsa midemiz şenlenirdi
Ve biz henüz çocuktuk bu yalçın dağ  köyünde..
 
Biz bu zorlu yaşamın çilekeş evlatları
Bağ bozumunda yükten kambur olur sırtımız
Gözlerde şerbet diye üzüm tanesi yerdik
Buzdan  akan suyunda her sabah yıkanırdık
Ve biz henüz çocuktuk bu yalçın dağ köyünde..
 
Sevdamız iki büklüm ve iki kelimelikti
Bir ucunda mutluluk, diğerinde kan vardı
Töremiz vardır diye aşka ömür biçerdik
Öyle bir diyar ki bu  zamana meydan okur
Ve biz henüz çocuktuk bu yalçın dağ köyünde..