Gülçayır demişler yeni adına,
Ne yazık kalmadı gülü çayırı.
Yaz gelince doyum olmaz tadına,
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Bordakapıları hergün yoklarken,
Hasretini uç ucuna eklerken.
Öksüz kalıp gurbet yolu beklerken,
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Yürek yarasına ilacın nerde,
Hasretle beklerken düşürdün derde.
Vahide ebemin gezdiği yerde,
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Kerpiçtenmiş evlerinin yapısı,
Temmuz yakın belki gelir hepisi.
Ağır ağır açılırken kapısı,
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Yeşillenmiş Sakarya’nın sazlığı,
Mehmet aga takmış yine gözlüğü.
Ta uzaktan görünürken yazlığı,
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Sazlıklarda karabatak yatarken,
Fırınların bacaları tüterken.
Eski köprü gıcır gıcır öterken,
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Varıp sorun gariplerin suçunu,
Kimler örmüş o güzelin saçını.
Ot bürürken mezarlığın içini
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Musa dedem iyi bakar danaya,
Yavruları hasret kalmış anaya.
Yokluğunu biz çekerken sineye,
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Sakarya’mız ığıl ığıl akarken,
Yoğurt kesesine dalgın bakarken.
Ayşe gızım helke’sini yıkarken,
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Sürmeler çekilmiş o keman kaşa,
Can dayanmaz oğrun oğrun bakışa.
İdris ağam ev yaparken yokuşa,
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Evlerinin sofa’sı var serince,
Hatır sorar bir geçeni görünce.
Sultan yengem hanay eve girince,
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.
*
Vardım Gülçayır’ın köykonağı’na,
Derdimi anlattım İrembağı’na.
Körduman çökerken Emirdağ’ına
Çiçeklenir Buranlar’ın bayırı.