Sormadı insanlar, hâlim nicedir?
Anlattım derdimi, kurda-kuşa yâr!
Hasretlik öyle bir elim acıdır,
Beklemekten döndüm, kuru taşa yâr!

 

Tertemiz bir sayfa, açmamız gerek,
Vuslat iksirinden, içmemiz gerek,
Sevda köprüsünden, geçmemiz gerek;
Kapat eskileri, kakma başa yâr!

 

Çektiğimiz gamlar, kederler yeter,
Sensiz geçen anlar, ölümden beter,
Çok sandığın günler, aniden biter;
Yaşamadan ömür, geçer boşa yâr!

 

Burada zemheri, kar beyaz aylar,
Örtülmüş tüm yollar, görünmez raylar,
Gel de tütsün ocak, demlensin çaylar;
Çözülsün buzlarım, son ver kışa yâr!

 

Bekletme sevdiğim, çabuk ol biraz,
Kalmasın bir ukde, içimde maraz, 
Çiçeğe dururken, bahçede kiraz;
Atıl kollarıma, koşa koşa yâr!

 

Dönsün başımızda, alaca kuşlar,
Elin elimdeyken, senfoni başlar,
Ne ölüm korkutur, ne kurşun işler;
Vakit tükeniyor, anı yaşa yâr!

 

Gözlerime dalsın, esrik gözlerin,
Beni benden alsın, lirik sözlerin,
Huzur yerim olsun, bırak dizlerin;
Uykuya dalayım, paşa paşa yâr!

 

30.01.2022
Muhittin Alaca