Ne yanlış zamanda doğarmış oysa insan...
En kötü zamanın, en kötü yerinde
Ve bir perde, açılırken gökyüzünde
Ya da izlerken biri uzaktan
Meyledermiş;
Meyledermiş o zaman
Zaten hiç yaşamadığı bir günde
Meyledermiş ölüme..
 
Ne kadar da yanlız doğarmış insan...
Hani o kadar ki,
Yalnızlıktan bile yalnız kalırmış.
Öyle doğarmış
Ve hayatı
Öyle geçermiş
Hani yanlız olmasa bir gün..
Belki de o gün
Yaşadığını zannedip
Zannetiğiyle kalırmış...
 
Ne çok terk edilirmiş insan.
Mutluluk, aşk, sevgi
Hepsi terk edermiş.
Hatta o kadar ki
Bazen kendi..
O bile
Gökyüzü mü?
Ondan söz etmiyorum bile..
 
O kadar çok susarmış ki insan
Hani karşısında biri ölse
Ölü dirilse, güneş yerle bir olsa
Ay kımıldasa, yıldızlar kaysa
Kalbi kırılsa ya da gözyaşı akıtsa
Neler oluyor diye sormayıp
Sadece susarmış
 
Ne kadar çok sabahı varmış insanın
Gündüzün çilesini gece çekermiş
Geceyi kendine ayırırda
Tüm gündüzünü, gece yaşarmış
 
Oysa her zaman tek mevsimlikmiş insan.
Dördünü değil birini yaşarmış
Sonra o bir mevsimi kendine ayırırda
Tüm dördünü, tek mevsimde yaşarmış.
 
Ne kadar hızlı tükenirmiş oysa insan
Sakalları birden ağarır
Eli yüzü buruşur
Vücudu ağırlaşır
Nefessiz kalır, nefes alamazmış
Yorulur, ben bittim dermiş
Dermiş demesine
İşte asıl o zaman yaşamaya mahkum olurmuş
Sonra bir umut kıvılcımı parlar da
Bu kez farklı olacak dermiş
Bir de üstüne bir cigara yakar
Yanında demli bir çay içermiş
İçermiş içmesine
Fakat, fakat daha çay soğumadan
Ve hatta sigaranın yarısında
Durur da kalbi
Sonra susar da nefesi
Ahmet Arif'in dediği gibi;
En leylim gecede ölesi tutarmış
Bu kez farklı olacaktı ya
Bak işte.. O hiç bir zaman olmazmış.
 
 
 
 
28.07.2017 Günün Şiiri