USANDIK
Yeter artık bitsin rüzgâr ekmeler,
Fırtınalar biçe biçe usandık.
Yetmedi mi yediğimiz tekmeler,
Önlerinden kaça kaça usandık.
Hep kavga dövüşle geldik bu güne
Şöyle bir dönüp de baksak ya düne
Bir günümüz benzemiyor düğüne
Dişimizi sıka sıka usandık
Altmışlı yıllarda açıldı perde
Yetmişli yıllarda tutulduk derde
Seksenden sonrası sorma hiç, nerde
Dizimize vura vura usandık
Tarlaya alışmış ayılar gibi
Elimizde silah dayılar gibi
Otuz bin elli bin sayılar gibi
Fidanları kıra kıra usandık
Fırtınalar biçe biçe usandık.
Yetmedi mi yediğimiz tekmeler,
Önlerinden kaça kaça usandık.
Hep kavga dövüşle geldik bu güne
Şöyle bir dönüp de baksak ya düne
Bir günümüz benzemiyor düğüne
Dişimizi sıka sıka usandık
Altmışlı yıllarda açıldı perde
Yetmişli yıllarda tutulduk derde
Seksenden sonrası sorma hiç, nerde
Dizimize vura vura usandık
Tarlaya alışmış ayılar gibi
Elimizde silah dayılar gibi
Otuz bin elli bin sayılar gibi
Fidanları kıra kıra usandık
Ona sağcı buna solcu diyerek
Bu aziz milleti bölmek mi gerek.
Artık bu oyunu görmemiz gerek
Yaraları sara sara usandık
Sanmayın Türk dedim, Laz’ı ayırdım
Sanmayın kemençe saz’ı ayırdım
Davulu zurnayı sözü ayırdım
Ayrı telden çala çala usandık.
Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı hepsi bir millet
Çerkez, Boşnak, Kıpçak hepsi bir ümmet
Rehberimiz olsun resul MUHAMMET.
Ayrık otu yola yola usandık.
Evren-iyim derdim birlikten yana.
Yüzümüz gülmedi dirlikten yana.
Şikâyetim odur körlükten yana.
Gözümüzü yuma yuma usandık.
Bu aziz milleti bölmek mi gerek.
Artık bu oyunu görmemiz gerek
Yaraları sara sara usandık
Sanmayın Türk dedim, Laz’ı ayırdım
Sanmayın kemençe saz’ı ayırdım
Davulu zurnayı sözü ayırdım
Ayrı telden çala çala usandık.
Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı hepsi bir millet
Çerkez, Boşnak, Kıpçak hepsi bir ümmet
Rehberimiz olsun resul MUHAMMET.
Ayrık otu yola yola usandık.
Evren-iyim derdim birlikten yana.
Yüzümüz gülmedi dirlikten yana.
Şikâyetim odur körlükten yana.
Gözümüzü yuma yuma usandık.
Salih Özel (Evreni)