Umay,  eski Türk mitolojisinde doğurganlık, anaçlık, bolluk, bereket ve yaşamın koruyucusu olarak görülen;  ailenin ve milletin bekasını sağladığına inanılan kutsal bir tanrıçadır.

 

Umāy sözcüğü Türkçe kökenlidir ve sözcük anlamı ile yeni doğurmuş kadın ,”doğum sonrası " anlamındadır. Um- ummak sözcüğü, dilemek, korkutmak anlamındadır. Um kökünden türeyen Umaç sözcüğü hedef anlamına gelmektedir. Moğalca da ise umay, rahim anlamına gelmektedir.  Eski Türkçede Umay Ana, Umay Ene, Ak Ene, Kuday Ene, tabirleri ile de anılmıştır.

 

Umay veya Umay Ana, İslamiyet öncesi Türk mitolojisinde isteyenlere çocuk doğurtan, kadınların hamile kalmasına olanak tanıyabilen,  hamile kadınların doğurmasına yardım eden, çocuk doğurmayanların çocuk dilediği, bebekleri küçük çocukları ve yeni doğum yapmış kadınları koruduğuna inanılan, Cennette yaşadığı düşünülen bir tanrıça olmaktadır. [1] Doğurganlık ve anaçlık özelliği taşıyan Umay Ana yeryüzüne kayın ağacı ile birlikte inivermiştir. [2]

 

Eski Türkler, Huma Kuşu ile Umay Ana arasında sıkı bir irtibat kurmuşlardır.  Hatta eski Türklerin tasavvurunda Huma ile Umay Ana’nın aynı mitolojik varlık olduğu bile söylenebilinir.  Bazı Türk toplulukları zaten Umay Ana’yı Huma Kuşu şeklinde tasavvur etmektedir. Hüma, Tanrı Umay'a benzediği düşünülen,  hatta Huma Kuşu ile Umay Çepni boyunun sembolü [3] ve ongunu kabul edilen bir kuştur.

Hüma, Türk inançlarında hayat ağacı ve hayat suyu yanında üçüncü önemli motiftir.  Türk inançlarında yedi kat göğün üzerinde, felekler ve burçlar arasında dolaşıp Allah’a ulaştığına inanılır. Bu kuş Uygur Türkleri tarafından  insan yüzlü bir  kadın bir tanrıça gibi tasavvur edilmiş,  Uygurlar Umay'ı  insan yüzlü  vazo, duvar resmi,  kabartma ve minyatürlerle tasvir etmişlerdir. ( BKZ Uygur ve Selçuklu Minyatürleri ile Minyatürcüleri )  [4]

 

Kül Tigin'in yazıtlarında  Umay ‘dan şu şekilde bahsedilir. “Umay teq öqim katun kutınga inim Kültigin er at boltı ( KT b 31) –(Umay gibi, annem hatunun şerefine küçük kardeşime Kül Tigin adı verildi.) Külteğin anıtındaki bu ibarede de geçtiği gibi Umay, Türklerin ana gibi kabul ettiği bir inanç motifi olmaktadır.

 

Eski Türkler, Kağanların hatunlarını Umay olarak onurlandırmışlar,  kağanların eşlerinin doğurdukları çocukları ülkenin ve milletin bekası devletin teminatı olarak kabul etmişlerdi.

 

Umay Ana, dileyenleri evlat sahibi yapan ulu bir varlık olarak tasavvur edilmiştir. Divanü Lügat'it-Türk'e göre kadınlar Umay'a  dua ederek erkek çocuk sahibi olabilmektedir.  Umay Ana her zaman bir çocukla birlikte tasvir edilir. Umay Ana çocuktan ayrı kalırsa çocuğun hasta olacağı düşünülür. Çocuk hasta olursa Şamanların, Umay ‘ı çağırdıkları çocuğun iyileşmesini sağlamaya çalıştıkları anlaşılmaktadır. [5] Eski inançlara göre uyuyan bir bebek gülümsüyorsa Umay Ana yanındadır diye inanılmıştır.  Bebek eğer ağlıyorsa Umay yanından gitmiştir diye düşünülmüştür.  

Umay, ölen çocukları cennete götüren, kökleri yer altı tanrısı Erlik dalları ise Gök Tanrı Ülgene’e kadar ulaşan yedi veya dokuz kat kademeli Hayat Ağacı ve göğün katlarına gidip gelebilen Hüma Kuşu ile de ilişkilendirilen kutsal bir anadır.  Bu yönü ile insanlara yiyecek, içecek, şans ve baht dağıtan kutsal bir varlık olarak da tasavvur edilmiştir.

 

Edebiyatta ve Sanat Eserlerinde Umay

 

Huma kuşu ve Umay Ana’yı temsil eden Uygur ve Selçuklu Minyatürleri, duvar ve çini resimleri hatta kabartmalar, heykelcikleri bulunmuştur.  Çinilerde duvar resimlerinde, heykel ve kabartmalarda Umay Ana, gümüş renkli uzun saçlı, başında üç boynuzlu taç olan ay şeklinde betimlenmiştir. Birçok betimlemelerde ise Başı insan gövdesi kuş olan Huma Kuşu ile birleşimiş bir fiğür olarak resmedilir.

 

Orhun yazıtlarında,  Uygur metinlerinde, Divan-ı Lüğat üt Türki’de, Genceli Nizami’nin eserlerinde, Kadı Burhaneddin , İmameddin Nesimi gibi şairlerimizin şiirlerinde de geçer.

 


[1] Giyasettin Geybullayev, VefaRızayeva, “ESKİ TÜRKLERDE UMAY TANRIÇASI”, Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi Savı ITT, İzmir 1999, ss.215-218

[2] https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/turklerde-agac-kultu-hayat-ve-evliya-agaci-inanclari/155791

[3] H. DilekBATÎSLAM, Divan Şiirinin Mitolojik Kuşları: HÜMÂ, ANKA VE SİMURG, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi l, İstanbul 2002, 185-208.,s.187- 199

[4] https://edebiyatvesanatakademisi.com/post/huma-edebiyatta-huma-umay-humay-kusu/106046

[5] https://en.wikipedia.org/wiki/Umay