ULUKAYA EFSANESİ
Yüzyıllar öncesi bu güzel elde,
Sevda şarkıları söylendi dilde.
Yüzyıllar öncesi bu güzel elde,
Sevda şarkıları söylendi dilde.
Acılar söz oldu sazın telinde,
Efsane yaşıyor halkın gönlünde.
Efsane yaşıyor halkın gönlünde.
Bartın’ ın dağları gül ile lale,
Ulukaya’ sında akar şelale.
Ulukaya’ sında akar şelale.
Ormandı Ulus’ ta dağların ardı,
Bu yer sayılırdı, yiğitler yurdu.
Bu yer sayılırdı, yiğitler yurdu.
Gündüzü bezerdi kuşların sesi,
Geceler, çayların hazin nağmesi.
Geceler, çayların hazin nağmesi.
Yörenin baharı erken gelirdi,
Görenler bu yurdu cennet bilirdi.
Görenler bu yurdu cennet bilirdi.
Yüce dağlarının zirvesi kardı,
Selamnos isminde bir yiğit vardı.
Selamnos isminde bir yiğit vardı.
Yeşildi gözleri, uzundu boyu,
Alçak gönüllüydü, güzeldi huyu.
Alçak gönüllüydü, güzeldi huyu.
Hünerli yiğitti, delikanlıydı,
El oba içinde adlı, sanlıydı.
El oba içinde adlı, sanlıydı.
Dağda koyun ile keçi güderdi,
Çoban dostlarıyla sohbet ederdi.
Çoban dostlarıyla sohbet ederdi.
Yemyeşil doğada hayal kurardı,
Gördüğü rüyayı hayra yorardı.
Gördüğü rüyayı hayra yorardı.
Felek ağlarını burada ördü,
Dünyalar güzeli Hera’ yı gördü.
Dünyalar güzeli Hera’ yı gördü.
Çok güzeldi Hera, melek misali,
Paflagonya’ daydı aşkın timsali.
Paflagonya’ daydı aşkın timsali.
Gıptayla bakardı bütün ahali,
Güzellikte yoktu başka emsali.
Güzellikte yoktu başka emsali.
Sarıydı saçları, maviydi gözü,
Şarkılar söylerdi, tatlıydı sözü.
Şarkılar söylerdi, tatlıydı sözü.
Çimenlerde neşe ile hoplardı,
Reçine, papatya, nergiz toplardı.
Reçine, papatya, nergiz toplardı.
Selamnos’ u gördü, vuruldu birden,
Sanki ayakları kesildi yerden.
Sanki ayakları kesildi yerden.
Hera, taze açan bir güle döndü,
Selamnos divane bülbüle döndü.
Selamnos divane bülbüle döndü.
Beraber gezdiler aşkın yolunda,
Aşk ile yüzdüler sevda gölünde.
Aşk ile yüzdüler sevda gölünde.
Hera’ ya söyledi canımı iste,
Başını koydukça dizleri üste.
Başını koydukça dizleri üste.
Onu aşkı ile sınayan melek,
Oldu yüreğinde ilahi istek.
Oldu yüreğinde ilahi istek.
Büyükler bu işe karşı çıktılar,
İki sevgiliye soğuk baktılar.
İki sevgiliye soğuk baktılar.
Ama sevgililer bir söz verdiler,
Sevda bahçesinden aşkı derdiler.
Ayrılmamak için yemin ettiler,
Ormana birlikte kaçıp gittiler.
Ormana birlikte kaçıp gittiler.
Bu aşkın ardında sağlam durdular,
Gizlice evlenip yuva kurdular.
Gizlice evlenip yuva kurdular.
Yürekleri aşkla çağlayıp taştı,
Ovaya sığmadı, dağları aştı.
Ovaya sığmadı, dağları aştı.
Onlara mekândı bahçeyle bağlar,
Yuvaları oldu bu yüce dağlar.
Yuvaları oldu bu yüce dağlar.
Yemyeşil doğada mutlu yaşarken,
Gönülleri aşkla durmaz coşarken.
Gönülleri aşkla durmaz coşarken.
Kötü kader geldi onları buldu,
Sevdiği Selamnos çok hasta oldu.
Sevdiği Selamnos çok hasta oldu.
Mum gibi eridi, sarardı soldu,
Çirkinleşen yüzü dert ile doldu.
Çirkinleşen yüzü dert ile doldu.
Çiftin mutluluğu pek kısa sürdü,
Hera yoldaşını hep hakir gördü.
Hera yoldaşını hep hakir gördü.
Yabancı olmuştu artık aşkına,
Onu sokmuyordu gönül köşküne.
Onu sokmuyordu gönül köşküne.
Azaldı gönlünde sevginin od’u,
Sildi yüreğinden sevdiği adı.
Sildi yüreğinden sevdiği adı.
Çirkinleşen yüzü bahane etti,
Aşkı Selamnos’ u terk edip gitti.
Aşkı Selamnos’ u terk edip gitti.
Biricik sevdiği çekip gitmişti,
Yaşama ümidi artık bitmişti.
Yaşama ümidi artık bitmişti.
Selamnos aşkını gelecek sandı,
Hera’ ya hasretle yüreği yandı.
Hera’ ya hasretle yüreği yandı.
Aşkına şahitti bu Ulukaya,
Feryadı ulaştı Güneş’le Ay’a.
Feryadı ulaştı Güneş’le Ay’a.
‘‘Hera, Hera, Hera’’ diye bağırdı,
Sevdiği kadını son kez çağırdı.
Sevdiği kadını son kez çağırdı.
Dert ile ıslandı vücudu terden,
Hüzünle atladı bu yüksek yerden.
Hüzünle atladı bu yüksek yerden.
Aşk tanrısı Eros, fırladı birden,
Selamnos’ u tuttu yere düşerken.
Selamnos’ u tuttu yere düşerken.
Şelale olmuştu bu yüksek kaya,
Selamnos’ un ruhu dönüştü çaya.
Selamnos’ un ruhu dönüştü çaya.
Kayalar içinde vadesi yetti,
Su ile birlikte akarak yitti.
Su ile birlikte akarak yitti.
Kader Selamnos’a açtı kucağı,
Söndürdü aşk ile yanan ocağı.
Söndürdü aşk ile yanan ocağı.
Alın yazıları böyle yazıldı,
Acıyla birlikte büyü bozuldu.
Acıyla birlikte büyü bozuldu.
Her kim şelaleden içerse özden,
Sevdanın acısı geçer bu yüzden.
Sevdanın acısı geçer bu yüzden.
Her kim mendilini sürerse suya,
Aşkları dönüşür büyük tutkuya.
Aşkları dönüşür büyük tutkuya.
Ulvi YÜRÜK/ESKİŞEHİR
PAFLAGONYA: Zonguldak, Bartın ve Kastamonu illerini kapsayan bölgenin tarih öncesi adı. Paflagonlar Anadolu’nun en eski halklarından biridir.
Ulvi Yürük