Ufuk ve Hilal
Akşam bütün furûğ-i şükûhiyle bir cihan,
Bir âlem-i hayât ü ziyâ ufka toplanır;
Üstünde âsman
Bir mâi tül yığıntısı hâlinde sallanır.
Nâzik bir ihtizâz-ı havâ; şimdi kâinat
Titrer, kalır dumanların altında müstetir,
Vâdî hayâl eder gibidir nevm içinde bir
Yek-rengi-î hayât.
Leylin emer leb-i sâfında toplanan
Nûşâbe-i sükûnu leb-i teşne-i türâb;
Bir kuş, uzakta muhteriz, âvâre, dil-harâb
Bir kuş eder figan.
A’mâk-i târ-ı leyle birer kimsesiz çocuk
Vaz’ı mükedderiyle bakar hep sitâreler,
Öksüz kalan ufûk,
Süslerse bir hilâl ile, mesud olur, güler.