KÖK :  

Türkçe bir kelimenin, daha küçük parçalara ayrılmayan,  anlamlı en küçük parçası, Sözcüğün anlam taşıyan en küçük parçası , Kelimenin tamamı ile ilgili olan ve anlamca parçalanamayan, ses veya hece olarak eksiltilemeyen  anlamlı en küçük birimi olarak tarif edilebilir.

Örnek:
“Okul” kelimesinin kökü, “oku” fiilidir. Fakat bu kelimede “ok” kelimesi de  bir anlam taşır. Ama okul ile ok arasında bir ilgi yoktur.Çanakçı kelimesiinin anlamlı en küçük parçası " çan " kökü olmakla beraber çanakçı kelimesinin kökü çanaktır. Çükü, çan ile çanakçı kelimesi arasında anlamca bir bağ yoktur. Kök kelimenın anlamı ile alakalaı en küçük parçadır.

Kökler dilin ana malzemesi olup bilemediğimiz zamanlardan dilimizde olmakta olan kelimelerdir. Bun rağmen  yeni bir kavram ve anlam ihtiyacı ile birlikte mvcut ekler ve kelime üretm yolları ile karşılanmayan bir anlam ihtiyacı olratay çıkınca yeni kökler de üretilebilir. Kelime köklerinn ortaya çıkması geçmişten bu güne bu şekilde olagelmiş, ya yeni kökler üretilmi,ş, ya mevcut kelimlerle birleşik yapılar kurulmuş veya yepyeni bir kelime aicat edilerek yepyeni kökler bulunmuştur. Buna rağmen bir dilde yeni kök ihtiyacı genelikle mevcut köklerden ekler ve birleşik kelinme kurmalar sayesinde meydana getiriliir. İhtiyaç duyduğumuz kelimeler bu köklerden faydalanılarak yapılır.

Sözcükte bulunan tüm ekleri çıkardığımızda geriye kalan kısım “kök”tür.

“kumsallarda”   kum –  sal  –  lar  –  da
                        kök      y.e.    ç.e.    ç.e.

“yaşlılık”       yaş –  lı  –  lık
                   kök    y.e.  y.e.

kuş ku cu, klimsinde anlamca en küçük para olan kuş sözcğüğünün kuşkucu kelimesi ile anlamca bir bağlamaı olmadığından kelimenin  kökü  kuşku dur.


Kökler iki çeşittir:



1. İSİM KÖKLERİ

Bir varlığı, niteliği, ilgiyi veya duyguyu en kısa biçimde tanıtan köklere denir. Dört çeşittir:

a) Varlık kökleri  : taş, elma, masa, yurt
b) Nitelik kökleri : Çirkin hoş, fena ,İyi, güzel, kötü...
c) Duygu kökleri :  hey vay , oy ,Ah, vah, tüh, ey...
d) İlgi kökleri      : Ben, sen, o, ile, için... veya, yahut

İsim kökleri cümle içinde “isim, zamir, zarf, sıfat, edat, bağlaç ve ünlem” göreviyle kullanılabilir. Dilimizde isim kökleri  en az bir hece en fazla üç heceden oluşur.
 Örnek: me nek şe, ma ka ara , Karınca, kelebek, araba...


Yansıma Kökler

İsim kökü içine “yansıma kök” dediğimiz doğa ses ve görüntülerinden esinlenerek yapılmış kökler de girer.

hay,vay, patır, şırıl, mırıl,
fış – kır-
miyav-la-
çıt-ırtı
fıs- ılda-



Yansımalar doğadaki sesleri yansıtan, onların taklidi ile oluşan  ad soylu sözcüklerdir.
Yansıma sözcükler,  doğadaki sesleri dildeki sesleri kullanarak taklit etmekle oluşan köklerdir.

NOT: Yansıma kökler, ad soylu sözcükler olduğu için “ad kökü” olarak kabul edilir.

“me”   (melemek)             “hav”     (havlamak)
   yansıma kök                     yansıma kök
    (ad kökü)                           (ad kökü)


fıs (fısıltı), şır (şırıltı), çatır (çatırtı, çatırdamak), pat (patlamak), çın (çınlamak), hır (hırıltı), şangır (şangırtı), gıcır (gıcırtı, gıcırdamak), fokur (fokurdamak), tü (tükürmek)…





2. FİİL KÖKLERİ

İş, oluş,hareket ve durum bildiren köklere fiil kökleri denir.  Fiiil kökleri üzerine masatar ekini alabilen köklerdir. Mak , me, iş, eklerinden birisiniialve edebildiğimiz kökler fiil köküdür. Çalış, kok, koş, öl, ağla,
 Örnek: Gel-, otur-, ver- ...

Fiil köklerini tek başına yazarsak, emir kipinin 2. tekil kişisiyle çekimlemiş oluruz.

“sus”      “Sen sus.” anlamına gelir.
(Emir kipinin 2. tekil kişisiyle çekimlenmiş.)

“çık”     “Sen çık.” anlamına gelir.
(Emir kipinin 2. tekil kişisiyle çekimlenmiş.)


Sesteş Kökler

Yazılışları, ses ve heceleri  aynı, fakat anlamları farklı olan, birisi isim diğeri fiil kökü olabilen  köklerdir.

NOT: Sesteş köklerin kendileri arasında en ufak bir anlam ilgisi yoktur.

                     Ad                                         Fiil

“gül”            gül: “çiçek, bitki”                     gül–: “gülümsemek”

“kır”             kır: “şehir dışında kalan           kır–: “parçalamak”
boş ve geniş yer”  

“kaz”          kaz: “suda ve karada yaşayan, kaz–: “toprağı eşmek”


“büyü”        büyü: “sihir”                             büyü–: “irileşmek, gelişmek”

“kan”           kan: “damarlarımızdaki             kan–: “inanmak, aldanmak”
kırmızı sıvı”

“taş”           taş: “sert, katı madde”             taş–: “sıvı maddelerin taşması”

“var”          var: “mevcut, bulunan”              var–: “ulaşmak, erişmek”
——                    —————————————————————————
sesteş kök                                         anlam ilgisi yok




Ortak Kökler

Aralarında anlam ilgisi bulunan, hem ad hem de fiil olarak kullanılabilen köklerdir.

NOT: Ortak kökler arasında belirgin bir anlam ilgisi vardır. Hatta kök anlamca aynıdır fakat  bu tip kökler hem isim hem de fiiil kökü olarak kullanılabilme özelliğine sahiptir. Bu köklere, oratak veya ikiz kök adı verilmektedir. Savaş, barış, boya, sıva gibi sözcükler hem ism hem de fill kökü olarak kullanılabilen köklerdir.

Sıva alıp duvarı sıvayın
Boya ile masayı boyadı.
Savaş ile Ahmet savaştı.

Cümlelerinde savaş, boya ve sıva sözcüklerinin hem isim hem de fiiil kökü olarak kullanıldığına dikkat ediniz.


Örnek:
                eski   - y – en  giysi
               fiil kökü
eski
ortak kök
                    eski      -ci
                    isim kökü


 “tat”        tat (lı )    tat– mak

“ekşi”       ekşi        ekşi– mek

“kuru”      kuru        kuru–mak

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com