İlk tanıştığımız gün geldi aklıma,
hatırlarmısın bilmem.
Bana sorarsan dün gibi aklımda her şey,
Unutmak ne mümkün.
Mevsim kış aylardan ocaktı,
ve inceden bir kar yağardı omuzlarımıza
ayak izlerimiz kör sokaklarda...
Soğuktanmıydı bilmem al al olmuştu yanakların.
Yudumlarken ilk çaylarımızı istanbul boğazına karşı
şiir oku demiştin bana.
Ben susmuştum.
Ezberimde yoktu hiç bir şiir o güne kadar,
utanmıştım,
Sonra sana bakıp içimden gelenleri anlatmıştım
kimin şiiri diye sorunca bana,
Atilla ilhan demiştim sana.
Özür dilerim yalan söylemiştim...
Ama eve gider gitmez tüm şiirlerini ezberlemiştim
ve her akşam
sanki sen varmışsın gibi karşımda bir şiirini okurdum
sana.
Üstünde gri bir ceket vardı
dizlerine kadar iniyordu
Saçlarını toplayıp arkadan bağlamıştın
dudaklarına yok denecek kadar kırmızı ruj sürmüştün
ve terliydi avuçlardın,
saat akşam sekizi geçiyordu
ikimizde susmuştuk,
gül satan ablanın sesiyle irkilmiştik,
Bir gül almıştım sana
ve sen
ömrüm boyunca saklayacağım demiştin,
o gülü
saklıyormusun hala?
...