Hep methini duyardım bu Bulunmaz Hint Kumaşı denen nesnenin. Öyle kolay kolay bulunmadığına göre demek ki altın kadar gümüş kadar, hatta ve dahi pırlanta kadar elmas bile olabilir, onlar kadar değerliydi... Bu kumaş öyle kolay bolay bulunmuyorsa bunu satan dükkanı da kolay kolay bulmak çok zordu demek ki...
Kapalı Çarşıyı bir gezeyim dedim önce, bakalım araştıralım belki oralarda birileri satıyordur diye de aklımdan geçiyordu. Öyle ya bir bulunmaz iki bulunmaz bir de bakarsın bir yerde de bulunacağı tutar ve de ben de parayı bastırır alırım nihayetinde... Sıradan da bir dükkana girip sorsam ''Kardeş buralarda Bulunmaz Hint Kumaş satan dükkanlar var mı bana bir yerini söylesen ya da göstersen?'' diye...
Kolay kolay bulunmadığı bulunamadığı için çok pahalı olmalıydı bu Bulunmaz Hint Kumaşı. İlk önce kredi kartımın limitini bayağı artırmalıydım. Ola ki es kaza bir yerde denk gelir de bulursak, kimseler almadan ben öne geçip parayı da bastırıp alabilmeliydim... Velev ki kredi kartımın limitini artırdığım halde yine de alamayacaksam o zamanda başka başka hal çareleri düşünmek durumunda kalabilirdim...
Bodoslama daldım bir dükkandan içeri ''Siz de o çok özel Bulunmaz Hint Kumaşından var mı kardeşim?'' dedim. Adam bir bana baktı şöyle tepeden tırnağa, bir de elbiselerimi süzdü ''Yok ağabey yok az önce gelseydin vardı ama arkadaşın birisi bastırdı parayı aldı ve de hızla uzaklaştı buradan.'' Tüh ki tüh! dedim içimden...
Sanırım İstanbul'da Hintlilerin bir Ateşeliği ya da Konsolosluğu olacaktır, onlara gidip sorsam acaba bana cevap mevap namına bir şey verirler mi, yoksa hiç dikkate almazlar mı? Belki de Hindistan da ki üretim merkezlerinde üretimde aksamalar olduğu için buralar az gönderiyorlardır, o nedenle de bulunmuyordur. Baksana, hem üretimi az hem de adı üstünde işte Bulunmaz Hint Kumaşı...
Zaten kolay bulunur bir kumaş olsaydı adını da Kolay Bulunur Hint Kumaşı koyarlardı değil mi? Ya da ya da Arayınca Hemen Bulunur Hint Kumaşı... Zaten öyle kolay kolay bulunmadığı için ederi de artıyor. Bir de bakıyorsunuz paha biçilemiyor, müzayedelerde filan açık artırmayla satılıyor...
Hayır velev ki buldum da aldım diyelim. Bir de gidip terziye ölçü verip diktirmek var. Ola ki terzi de yanlış ölçü aldı, bir yerlerini bol ya da dar yaptı elbisenin. Hadi bakalım o zaman çık çıkabilirsen işin içinden. Yok yahu yok! Ben vaz geçtim bu işten. Giderim konfeksiyondan bir güzel üstüme uygun ne alacaksam artık, ceket mi, pantolon mu, kaban mı, alırım bir güzelde yakıştırır giyerim. Bulunmaz Hint Kumaşları ile de uğraşmam. Hem ben kendim de sanki Bulunmaz Bir Adam mıyım ki birileri gibi, Bulunmaz Hint Kumaşından bir elbise alayımda giyeyim...