Osmanlıca yazılışı: Takriz تقريظ
Manzum veya mensur ( şiir veya düz yazı halindeki ) bir eserin nazım veya nesir halinde medh etme ( övmek ) ; bir eseri övmek için yazılan yazı, anlamına gelen bir terimdir.
Takriz Kökeni Sözlük Anlamları
Arapçada, Osmanlıca ve Türkçe telaffuzu ve okunuşu birbirlerine çok yakın olan bazı kaynaklara göre iki farklı sözcük gibi değerlendirilen iki tane takriz vardır. Takriz تقريظ- Taḳrīz تقريض
Yukarıda görüldüğü gibi birisinin son sesi ( ﺿ - dat) d-z sesi ile diğerinin son sesi ise ( ﻇ- zı ) zı sesi ile biter. Son sesi ( ﺿ - dat) ile biten taḳrīz تقريض borç verme, faiz ile borç para verme anlamlarında sözcükler üretilen [ḳrz] kökünden gelmektedir. Bu nedenle faizle borç verdi anlamına gelen “ḳarraḍa” fiilinin “tefil “ vezninde mastarı olmaktadır. [1] “ Kemirme, kırpma, paslanma, faizle verilen borç” ve “kesmek “ anlamlarına gelen, “karz”, “zelil iken şeref ve yücelik kazanmak” anlamındaki “karaz “ sözcüğü ile de aynı kökten gelir.
Son sesi ( ﻇ- zı ) zı sesi ile biten taḳrīz ise “zelil iken şeref ve yücelik kazanmak” anlamlarında olan ve edebiyatta da terim bir anlam kazanan takriz’dir. Ancak son sesleri ” sad “ve” zı “ sesleri ile her iki takrizin de aynı kökten geldiği aynı kelime olduğuna dair veriler de bulunmaktadır. [2] Bilindiği gibi faiz kazanmak için verilen paranın miktarı artar.
Edebiyatta Terim Anlamı ile Takriz
Edebiyatta terim anlamı ile takriz sözküklerde: “Ödünç vermek. Bir şeyi veya eseri beğenmek. Beğendiğini bildiren yazı yazmak. Bir eserin takdir ve tahsin edildiğini bildiren yazı yazmak. Bir eseri beğendiğini belirtmek gayesi ile yazılan methetme yazısı. Kitaba beğeni yazısı yazma. Bir eseri tanıtan ve öven yazı.”, [3] “eserler ve yazarlar hakkında yazılmış övücü nitelikte tanıtım yazıları” [4]Anlamları ile tarif edilir.
“Takrîz (تقريض) kişiyi övmek anlamında kullanılmakla birlikte; övmek-yermek şeklinde karşıt anlam bildiren kelimelerden”[5] biridir. “Takriz, eser ve müellifin okuyucuya takdimini ifade eden bir terimdir. Hazırlanan eser hattatlarca çoğaltılmadan veya basılmadan önce müellifi tarafından devrin ilim ve sanat adamlarına sunulur, onların kitap ve yazarı hakkındaki düşüncelerine dair bir metin esere eklenirdi.”[6] Takrizler müelliflerin üstat kabul ettikleri ediplerden eserlerine takriz yazmaları için müellifin talebi üzerine yazılırdı. Muallim Naci’ye göre takrizlerin pek çoğu, eseri okumadan hatta görmeden eseri ve yazarını övmek maksadı ile yazılmıştır.
Bu nedenle takrizin hem övgü, hem yergi hem de objektif değerlendirmelerin de yapılabileceği tenkid ve eleştiri ile eş anlamlı sayılabilecek bir terim olarak da kabul edilebilir.
Şu halde takriz, divan şiirindeki methiye türü kasidelerin nesir alanındaki karşılığıdır. Kasidelerdeki methiyeler genellikle hayatta olan birini övmek amacıyla yazıldıkları gibi takrizler de genellikle hayatta olan bir yazarın eserini övmek, tavsiye etmek veya eser hakkında görüş belirtmek amacıyla yazılırdı.
Takrizlerin genellikle mensur nesir karışık yazılmasına rağmen manzume şeklinde yazılmış takrizlerin de olduğu görülmüştür. Takrizlerin pek çoğu çok süslü sanatlı gösterişli ve müellifi meth edecek şekillerde yazılmıştır. Takrizlerin pek çoğu methi yapılan eserin ön sayfalarına konulurdu. “Meselâ, Ziya Paşa ’nın Osman Nevres divânı için yazdığı meşhur takriz, divanın baskı nüshasında mevcuttur.”[7]
Birçok takrizin methi yapılan eserin üslubu ile uyum gösterdiği, takriz yapan üstadın eser sahibinden daha gösterişli bir dil kullandığı; sanki övdüğü eserden daha fazla takdir toplamaya çalıştığı dikkati çeker. Bu nedenle olsa gerek takriz yazarları çok süslü, ağır bir dil ile söz sanatlarını bol bol kullanmaya özel önem vermişlerdi.
Bilindiği gibi eski edebiyatta ne kadar çok Arabî Farisi, sözcük ve tamlama kullanılırsa o kadar hüner gösterildiği zannedilirdi. Bu nedenle de takrizlerin hem hepsi çok süslü ağır ve ağdalı yazılardı.
Türk edebiyatında 15. Yy dan itibaren takriz yazıları görülmeye başlanmıştır. Baki , Nev'i , Nabi , Şeyh Galip, Nedim, Seyyid Vehbî, Koca Rağıp Paşa , OSMAN NEVRES gibi pek çok önemli şairlerin eserlerine takrizler yazılmıştır.
Süleyman Nahîfî, Ganîzâde Nâdirî, Hâletî, Kâmî, Safâyî, Seyyid Vehbî, Namık Kemal , Ahmed Midhat, Muallim Nâci, Recâizâde Mahmud Ekrem, Ahmed Râsim, Abdülhak Hâmid ve İbnülemin Mahmud Kemal ve Ziya Paşa takrizler yazmış Osmanlı müellifleridir.
Takriz Örneği
Sefayi tezkiresinde bulunan ve Nedim’e ait olan manzum mesir karışık bir takriz örneği
“Habbezâ mecelle-i celîle-i pâkîze-edâ ki her satr-ı dil-nişîni reşk-fermâ-yı ebrû-yı dil-berâ Hıtâ ve her kelime-i ‘anberâgîni ser-mâye-bahş-ı tabla-ı ‘attâr-ı sabâdır. Riyâzî fehâvîsinde Tezkire-i Riyâzî bir gonca-i nev-demîde ve yetîme-ise âlibi bir şeb-nem-i çekîde ve reyhâne-i şihâb-ı huffâcı bir sebze-i hâbîdedir…….
- Pâk-edâ-yı tezkire-i bî-bedel
- Manzar-ı erbâb-ı dil olsa muhal
- Tarhı dil-ârâ vü edâsı selîs
- Tarzı pesendîde vü tavrı nefîs “ Nedim[8] (Beyazıt Devlet Kütüphanesi Veliyüddin Efendi, No: 2585, v. 9b)
KAYNAKÇA
- [1] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/takriz
- [2] https://www.luggat.com/takriz/1/1
- [3] https://www.luggat.com/takriz/1/1
- [4] Nagihan GÜR, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/901070
- [5] MUSTAFA İSMET UZUN, AHMET TURAN ARSLAN, https://islamansiklopedisi.org.tr/takriz
- [6] MUSTAFA İSMET UZUN, AHMET TURAN ARSLAN, https://islamansiklopedisi.org.tr/takriz
- [7] İskender Paşa Ansiklopedik Divan Şiir Sözlüğü s. 450
- [8] Nagihan GÜR, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/901070