DUVAR

Gözünden nuru çekilen nesne,
Ey rüzgar akıt gözyaşlarını,
N
e iğrençsin dayanılmaz nefesine,

Kalın örtüler örtsün günahkar gidişini

 

Pencere;
Karşımda oynayan çılgın rakkase

Ey zincirlere vurulmuş fikir
Takıldı heves bir nazik sese

Hayat me’lȃne ve soysuz devir

 

Gök içimde yol, yıldızlar yolcu

Meçhulde bir han, mutlu bir belde

Çöl istemez oldu bulutlardan su

Tayfalar isyanda, batan gemide

 

İKuşun gönlünde yer eden heves

Bir katre göğsünden taşar evrene

Dünya çırpınışına, daracık kafes

Bu sanat sanatı hakken bilene 

 

Hayat duyguya barınan tutku

Son demde boğazdan fışkıran nefes

Tozpembe hayat bunu da yuttu

İdamlık oldu hakka giden ses

 

Bu bir yığın kemik haşmetli insan

Fikir ökçesini almış yürümüş

Geride kupkuru iskelet kalan
Bir sal ki salda
hayat çürümüş