Yeşil bağlar arasında gördüğüm,
Türkü yakan aşıkların yatağı.
Karabağ’dan taaa Musuldan sorduğum,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Göç göç denmiş yola revân olunmuş,
Güzelleri ceren olup salınmış.
Emirdağı’ın eteğinde kalınmış,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Topakev’ler develere yüklenmiş,
Kervanları birbirine eklenmiş.
Yolda kalan mola verip beklenmiş,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Bir kısmı Urfa’ya gelip oturmuş,
Bala’sını dizlerinde yatırmış.
Boyundan aşırıp ele getirmiş,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Yaylasına,yazısına çıkarken,
Malı gayasından köye bakarken.
Güz gelince Aleyçiği yıkarken,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Obalar şenlenir bahar gelince,
Çiğdem çiçek açar gülü görünce.
Türküler yakılır kendi halince,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Adaklar adanır Emir dedeye,
Karyatağı Isıtmadan öteye.
Aynalar dutulur yayladan köye,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Çobanın çelteği göz’açık olur,
Koyunlar kuzular çitene dolur.
Kuzular meleşir anayı bulur,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Asfar yusup gulaklı’nın gardaşı,
Köyden gelmiş geçememiş dardaşı.
Çocuklarla dolu çerçi’nin başı
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Guytulukta süt pişirir analar,
İneğin yanında oynar danalar.
Göğguyu’nun başındaki sunalar,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Yayıklar yayılır kaymak dökülür,
Güz sonu gelince bulgur çekilir.
Ağ ellere al kınalar yakılır,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.
*
Üzümler toplanır bağlar başında.
Bulgurlar dövülür soku taşında.
Kızlar gelin olur onbeş yaşında,
Suvermez köyümüz Türkmen otağı.