Sustum diyorum,

Çünkü, konuşmak çare değil!

Sevgini ummaktan

Sonra da bulamamaktan

Kalbim öylesine yorgun,

Öylesine yorgun

!...

Sustum…

Seyrediyorum gerçek yerine hayalini!

Geçmişine tanık

Aynalardan yansıyan gölgelerini…

Tıpkı yeni doğan ay gibi

Doğar her gece anlık,

Karanlıkta dolaşırken izlerini

Yalnızca seyrederim,

Öylesine yorgun…

!...

Sustum…

Güneş varken, sensiz üşümekten

Yaz diye kanıp da, çıplak tenimle bölüşmekten…

Sonra da acıyla

Yatağa düşmekten,

Öylesine yoruldum!

!...

Sustum…

Akan duş suyunu

Kumsala değen dalgalara benzetmekten

Bile bile huyunu…

Gururumu incitmekten

Öylesine yoruldum!

!...

Sustum…

Dudaklarıma kelepçe vurdum

Yalnızlık zindanlarına özlemini kurdum!

Her ayak sesini

Sevgilinin neşesi

Sandım...

Ve bakar gibi haşırda dirilişime, daldım…

İrkildim 

Titredim 

Öylesine yoruldum! 

!...

Sustum…

Yağmur yağdı zannettim

Gözyaşlarım akarken

Hıçkırıklarım şimşek oldu

Yere düştüm,

İri taneleriyle dolu,

Düştükçe yoruldum…

!...

Sustum…

Kütüphane dolusu kitap okudum

Anlasın diye halı, kilim dokudum

Yine de anlamadı…

Kahroldum,

Öylesine yoruldum…

!...

Sustum…

İçimden dedim ki, ben kimim onun için

Konuşsam, bu hayalimi anlasa da, niçin?

Bir tufan olup yağdım için için!

Öylesine Yoğruldum…

!...

Doğruldum!

Baktım son kez ela gözlerine

Peki, peki, sustum...

 

Saffet Kuramaz