Eski edebiyatta sultan, veya padişah gerçek anlamıyla kullanıldığı gibi mecazi olarak sevgili yerine de kullanılırdı. Divan şiirinde padışah ile eş anlamlı olarak;  şeh, şehriyar, şehenşah, sultan, server, han, hakan, şahlar şahı, yedi iklimin sultanı gibi adlar da kullanılmış, gerçek anlamları ile kullanıldıklarında padişahlardan övgü ile söz edilmiş, mitolojik, efsanevi şehinşahlar ile kıyaslanılmış, onlara aşırı övgüler, mübalağalı benzetmeler ve kıyaslar yapılmıştır.

Sultan, padişah, şeh, şehriyar, şehenşah, server, han,  şahlar şahı tabirleri aşığın katline ferman veren, aşığa ne dilerse onu yapan sevgili için de kullanılır. Çünkü sevgili;  aşığın sultanıdır, aşığın sevgilisine itiraz etme, karşı çıkma ihtimali bile yoktur.

Günümüz Türkiye’sinde de devam ettiği gibi sultanın bir semte, beldeye şehre vb girişi çok debdebeli olurdu. Padişah; önünde yayan peykler, solaklar, sağında solunda yeniçeriler devlet ricali vb ile giriş yapar, kösler vurulur, gelişi ilan etmek ve kutlamak için pare pare toplar da atılırdı.  Yerel idareciler sultanı karışlamak için gösterişli hazırlıklar yaparlar, halk yollara dökülür, herkes padişahı görebilmek için çeşitli tedbirlere başvururdu.   

Eski şiirde sevgilinin semte, bağa, girişi, yolda yürüyüşü sık sık sultanın gelişindeki ihtişama, ahalinin sultanı görebilmek için yolarla dökülüşüne vb benzetilmiştir. Sevgilisini sultan yerine koyan âşık için sevgilin yetkileri padişahın, görevi, yetkileri, imtiyazları ile aynıdır. Sevgili ne dilerse âşık uymak zorundadır.  

Gelir deyü cihânın şehriyârı bezm-i gülzâra

Temâşâ etmek içün yâsemenler çıkdı dîvâra   Nedim

 

Hattıñ Habeş kuluyla alsaydı Fas diyârın                                           

Zülfün sevâd-ı Çîne tek pâdişâh olaydı ( Nevres)

 

Hünkâr şehre geldi diyü seyre çıktılar

Her gûşe mehlikâ dolu hünkâra kim bakar   Vizeli Behişti.

 

Ne cemalin gibi ben hüsn ıssı bir sultan görem

Ne cefânı çekmeğe sen göresin ben kul gibi       ( Ahmet Paşa, )

 

Şâhâ senin cemâlini göreyim andan öleyim
Susamışam visâline ereyim andan öleyim"    Kadı Burhaneddin

 

Bana kul olsun deyü hâcet ne fermân etmeğe

Ben senin çokdan efendim bende-i fermânınam   Nedîm G90/2

“Bana kul olsun diye ferman vermeye ne gerek var, ben senin çoktan fermanına bağlıyım

 

İLGİLİ BAŞLIKLARIMIZ VE LİNKLERİ

·         Divan Şiirinde Aşk ve Beşeri Sevgili

·         Divan Şiirinde Sevgili Aşık Rakip Tasavvuru ve Beyitlerle Örnekleri

·         Doktor : Şiirimizde Hasta Aşık ve Sevgili

·         Câdû Nedir Cadı Göz Şiirlerimizde Büyü ve Sevgili

·         Ağyar Nedir( Divan Şiirinde Rakip)

·         Divan Şiirinde Sevgili Aşık Rakip Tasavvuru ve Beyitlerle Örnekleri