SU GAZELİ
Önüne çıkanların, etrafından akar su
Kırılmaz hiç kimseye ışıl ışıl bakar su
Geçit vermezse dağlar, birikir bir göl olur
Sonra aşar üstünden zirvelere çıkar su
Gezindiği yerleri kendine benzetir de
Yatağına yurduna imzasını çakar su
Sabreden derviş gibi dertleri biriktirip
Yâre kavuşmak için bendlerini yıkar su
Uykuya dalsa bile içinde canlar doğar
Mahremini yosunla saklamaya kalkar su
Aktıkça tazelenir, hayat sunar toprağa
Güzellerin saçına ne çiçekler takar su
Medeniyet dediğin onunla anlaşılır
Biraz pislik karışsa belli eder kokar su
Gözyaşı gibi paklar, kararan gönülleri
Bir nokta süveydayı saf sevdayla yıkar su
Uçar gider göklere, dünyayı seyretmeye
Yer altında gizlenip, kaybolmaktan bıkar su
Kabın sırrına ermiş, şekline uyum sağlar
Yılmaz hiç bir zorluktan yine başa çıkar su
Buharken buza dönse, değişse de durmadan
Özünü aşktan alır söndürürken yakar su
Seferi Nurcan Ören