SU GAZELİ

Önüne çıkanların, etrafından akar su

Kırılmaz hiç kimseye ışıl ışıl bakar su


Geçit vermezse dağlar, birikir bir göl olur

Sonra aşar üstünden zirvelere çıkar su


Gezindiği yerleri kendine benzetir de

Yatağına yurduna imzasını çakar su


Sabreden derviş gibi dertleri biriktirip

Yâre kavuşmak için bendlerini yıkar su


Uykuya dalsa bile içinde canlar doğar

Mahremini yosunla saklamaya kalkar su


Aktıkça tazelenir, hayat sunar toprağa

Güzellerin saçına ne çiçekler takar su


Medeniyet dediğin onunla anlaşılır

Biraz pislik karışsa belli eder kokar su


Gözyaşı gibi paklar, kararan gönülleri 

Bir nokta süveydayı saf sevdayla yıkar su


Uçar gider göklere, dünyayı seyretmeye

Yer altında gizlenip, kaybolmaktan bıkar su


Kabın sırrına ermiş, şekline uyum sağlar

Yılmaz hiç bir zorluktan yine başa çıkar su


Buharken buza dönse, değişse de durmadan

Özünü aşktan alır söndürürken yakar su