SOS-YAL
 
Devlet böyle olmalı, demokratik ve sosyal
Mükellef sofralarda, zengine sos bize yal
Mülkün temeli hukuk, vekiller öncelikli
Size zamlar katmerli, memura bir parmak bal.
 
Laiklik ağızlarda sakız gibi çiğnensin
“İte atılacak taş”*, gerekince söylensin
Zulmün payidar olsun, iktidardan inmesin
Millet daha gülüyor, zamları peş peşe sal.
 
Eşeklik bâki bize, sen nodulla** habire
Yoksul n’etsin izzeti, çabuk girsin kabire
Bürokrat oynak gerek, habire de de bire
Hükümet gelir gider, boş ver sen koltukta kal.
 
Eksik etmemek gerek sırtındaki sopayı
Kadına söz ne gerek taşısınlar sıpayı!
Dostuna manto, kürk al, karın giysin abayı
Beklesin evde soyha, hayattan zevkini al.
 
Sendika ağaları, bürokratlar, baronlar
Küpünüzü doldurun, aç kalmasın torunlar
Söz sizde emek bizde, düşünün ki yarınlar
Ne getirir bilinmez, doysun evlad-u iyal.
 
Vatan, bayrak ve millet, boş verin siz onları
Yoksula zulüm gerek, yırtık dursun donları
İnsan mı, o da ne ki? Zaten belli sonları
Siz zahmet buyurmayın, başına gelir bir hal.
 
Bu yıl zeytin senesi, ilaç olsun açına
Yağlarını sürüver, badem bıyık- saçına
Daha da artar ise, sabah akşam ………….
Fellahlara özenip, yumuşasın diye çal.
 
Ağrınıza gittiyse sözü keselim burda
Niyetimiz bellidir, kimse kalmasın darda
Sosun yala dönecek, devamı diğer turda
Anlayana sözümüz, hesap döner ibret al.
 
 
      Çanakkale