Sökün Geldin Şu Cihana Beriden
Sökün geldin şu cihana beriden
Ah çekip de dağı taşı eriden
Bakırları adam yapıp yürüden
Sultan Süleyman'a kalmadı dünya
Yalansız hey dünya önceden yalan
Baykuşlar tüneye olasın viran
Telli Ayvaz'ından zevk-sefa süren
O koç Köroğlu'na kalmadı dünya
Baktım yüksek görünüyor ovalar
Yer yüzünü tutmuş sinsi yılanlar
Mızrağın ucundan al kanlar damlar
Tarbuşoğlu'na da kalmadı dünya
Onbeş oğlu var da kolları bağlı
O aşkın elinden yüreğim dağlı
Ortada çadırı beş çatal evli
Zorpehlivan'a da kalmadı dünya
Bekledi de şu Yozgat'ın ardını
Çekeriz de Bozoklu'nun derdini
Çok şükür İsmail tuttu yurdunu
Çapanoğlu'na da kalmadı dünya
Hey bileği var da kaplam bilekli
Kadife yorganlı eli gerekli
Ortadan çadırı dokuz direkli
Milliboy Beyi'ne kalmadı dünya
Dadaloğlu'm der de dünya bir idi
Korkusundan cümle alem dururdu
Şu Çukurova'nın kendi kilidi
Şanlı Has Paşa'ya kalmadı dünya
Sökün gelmek : Çıkagelmek, gelmek.
Cihan : Dünya.
Sultan Süleyman :İsrailoğulları'dan peygamber Hz. Süleyman.
Telli Ayvaz : Köroğlu'nun sevgilisi.
Daşbaşoğlu : Elbeylioğlu'nun arkadaşı.
Tuğ : Sorguç, tüy ve püskül biçimindeki süs.
Zorpehlivanoğlu : Köroğlu'nun arkadaşlarından biri.
Bozoklu : Yozgat'ta oturan Türkmenler.
İsmail : Bir Avşar beyi olacak.
Çapanoğlu Mustafa : Yozgat'ın kurucusu, Çapanoğlu soyundan bir bey.
Eli gerekli : Elinden her iş gelen.
Milliboy : Çukurova'da bir Türkmen oymağı.
Şiir, 1958 yılında Kayseri- Sarız, Oğlakkaya köyünden Yusuf Ateş'ten derlenmiştir.