fāʿilātün fāʿilātün fāʿilātün fāʿilün
 
1.
a.
Ṣoḥbeti germ eylesün gün yüzlü cānān oynasun
 
b.
Mest olan göñüllüler göñül degül cān oynasun
 
2.
a.
Hem gelür servüñ elinden hem uṣūline düşer
 
b.
Aya çalsun nāreven serv·i ẖırāmān oynasun
 
3.
a.
Ben seni ġayr ile görüb oynamaḳdansa yürek
 
b.
Ey kemān-ebrū güzel yürekde peykān oynasun
 
4.
a.
Aġlamaġ ile eger sen servi itmezsem kinār
 
b.
Ṣu yerine dīde·i ẖūn-bārdan ḳan oynasun
 
5.
a.
Tāb·ı meyden ʿaks·i ḥüsn·i yār yaḳdı meclisi
 
b.
Sāḳiyā şimdengirü şemʿ·i şebistān oynasun
 
6.
a.
Şeh-süvārā ʿādet oldur ẖāk ile oynar yetīm
 
b.
Yollar üzre oynasun ḳo eşk·i ġalṭān oynasun
 
7.
a.
İşe güce yaramaz olmışdürür miskīn göñül
 
b.
Vir Necātī anı şimdengirü oġlan oynasun
 
 
 Ali Nihad Tarlan i, Necāti Beg Divanı, Istanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1963);