• Sıddık'ın Ağıdı

  • Akraba kadınların yaktığı ağıt

    Felek bana bir ok vurdu derince
    Bulanıyom akranların görünce
    Yedi kurban kesem Sıddık gardaşım
    Sağ olup da sılasına gelince

    Haraba da bizim hallar haraba
    Kader yolumuzu vurdu yörebe
    Sıddık oğlan gelmiyormuş Emine
    Güve düşer şu ördüğün çoraba

    Akrabalar ağıdını bellesin
    Destanların türkü olsun söylensin
    Akranların tezkere alıp gelirken
    Senin mezarıyın üstü çimlensin

    Sıddık gardaş bizi ciğerden yaktı
    Bir güllü fotoğraf kaldı da saklı
    Bacın kurban olsun babamınoğlu
    On göz dam içinde bir oğlan yok mu

    ***

    Babasının yaktığı ağıt

    Bir yiğit yitirdim kurşun bilekli
    Bir oğul yitirdim eli tüfekli
    Elim ile yudum geldim oğlumu
    Bu nasıl babaymış demir yürekli

    Ben oğlumu unutmadım
    İki gözü alayıdı
    Öldüğünü aramazdım
    Bir tek oğlu kalayıdı

    Açılmamış parkasının iliği
    Elazığ'da alamadım soluğu
    Emine başına kara bağlasın
    Bacım kızı ördürmesin beliği

    Ne kaynı var ne kardaşı
    Anınca ağrıyo başı
    Hozat'ın dağında kaldı
    Fadime'nin yiğit eşi

    Oğlumu görünce elim büzüldü
    İçerime kötü fikir düzüldü
    Sıddık'ımı verdim kara toprağa
    Bir dereye kabirciği kazıldı

    Bu nasıl hal nasıl dirlik
    Bana oldu seferberlik
    Bacısına beşibirlik
    Saldı da kendi gelmedi

    Elazığ da Kırşehir'e aralı
    Sıddık'ı yitirdim yürek yaralı
    Kör olası şu Hozat'ın dağları
    Kardan merdivanlı yüksek havalı

  • TÜRKÜNÜN KÜNYESİ
    KAYNAK KİŞİ:     Şadiye Kahraman
     DERLEYEN
    YÖRE :    :    Kırşehir  
     Notaya Alan:   
    TRT Rept. No: :
    KAYNAKÇA Öyküleriyle Kırşehir Türküleri, Destanları, Ağıtları - Baki Yaşa Altınok, Oba Yay., Mayıs 2003, s. 476-478.
  • Şadiye Kahraman, 1931 doğ. okuryazar değil;