Hüzün de yorulur elbet
beklemek gibi
sevmek gibi
ölmek gibi ...
uzak ihtimallarim var benim,
acı bir sevişmenin ardından
her sabah şakaklarımdan vurulak hatırlatılan
paslı bir mühür gibi parmak uçlarımı boyayan,
kanatan
sızlatan
acıtan ...
ne var ki insanı ayakta tutan -şarhoşlukları ayıltan
-acıları savuran
-ölümü sona değil de başa tutturan sürgünlükler mi yoksa..
bulutlar geçiyor üzerimden güler adım
ben gözlerinden öpüyorum sabahın gecenin şafağın
her sabah uzak ihtimaller alayı geçer koynumdan
uygun adım marş sevgili hüzün...
sürgün şehirlerim var benim
ödünç bir kimlikle yaşabildiğim karanfilce öpmelerin
karanfilce sevmelerin
karanfilce ölmelerin olduğu
Susmanın aciz
Gitmenin yok olduğu...
her sabah sürgün şehirler alayı geçer koynumdan
uygun adım marş sevgili bekleyişler sevmeler ölmeler...