Sevgiliden Bûse Ağız Suyu Dil Pası Almak

Divan şairleri sevgilinin ağız suyunu ilaç, em, deva olarak görmüş hatta sevgilin ağız suyu aşık için bengisu, ölümsüzlük suyu ab-ı hayat olarak kabul edilmiştir. Sevgiliyi öpebilmek, sevgiliden buse alabilmek, sevgilin ağzındaki ıslaklığı hissedebilmek âşık için ölümsüzlük suyuna ermek demektir. ( bkz Buse Bus u Kinar Der Kenar )

 

Âşık için hararetten veya hastalıktan dolayı pas tutan sevgilinin dili bile bir merhemdir.  Âşık,  maşukunun dili paslı, dudağı uçuklu, sivilceli dahi olsa, sevgilinin ağzını öpmekten, ağız suyunu emmekten asla gocunmaz. Âşık sevgilinin ağzındaki yarayı, uçuğu, sivilceyi, dilindeki pası goncanın üzerindeki çiy tanesi, ilaç, suyu, deva merhemi vb olarak görür.

 

Şüküfte goncaya düşmüş seherde jaledir ol

Beliğ, sanma lebinde o şahun âbîledir.    Bursalı Beliğ

Ey Beliğ, o şahın dudağında gördüğün kabarcığı sivilce zannetme. Seherde yeni açan goncanın üzerine düşmüş çiy tanesidir. ( bkz Âbîle Tebhâle Küçük Sivilce Çıban-

 

Telh-kâm etme beni dostum acı sözler ile

Lebin emdirmez isen tatlı dilin bâri gerek

Bu acı sözler ile dudağını emmek hevesimi kaçırma, madem dudağını emdirmedin, bari dilin tatlı olsun ( veya dudağını emdirmiyorsan dilini emeyim )

 

Deryâya düşse katresi yâr ağzı yarının

Tuz yerine hemîşe denizden şeker çıkar    Ahmet Paşa

Bu beyitte “yâr ağzı yarı “ ifadesindeki “yar” sözcüğü  ağız suyu anlamındadır.

 

Yanağından bir öpüş dertlere merhem oluverdi

Ama bir bûs-ü kenar herkese mahrem oluverdi    

 

Hûblar bûselerin gerçi revân eylediler

Yine bir bûseye bin minnet-i cân eylediler  Edirneli Revânî 

 

Elinden sâkiniñ ayak alan bûse dudagından

Egilip sanasın güller koparır gül budagından Gelibolulu Sun'î 

 

Gerçi kim biñ cân deger cânânumuñ bir bûsesi

 Degmede degmez aña `uşşâkuñ ammâ degmesi Mostarlı Hasan Ziyâ'

 

Bûse ‘ahdinde nola dil olsa hayrânun senün

Ağzına bal çaldı la’l-i şekker-efşânun senün  Edirneli Revânî