sevgili
 
Bana birgün dünyanın en güzel eylemi ne diye sormuşlardı
ben de  tren yolculuğu demiştim
sonra yine dünyanın en kötü eylemi ne diye somuşlardı
ben yine tren yolculuğu demiştim
çünkü bazen seni sana götürür 
bazen seni senden götürür
dağların 
ovaların 
boşalan köylerin içinden sıyrılarak
karanlığı yararak
durmadan incelip uzanan 
demir parmaklıkları anımsatan bir yolu ile.
 
sevgili
 
şimdi sen gidiyorsun 
sana bir tren istasyonundan el sallıyorum
cam kenerında oturduğunu varsayarak
oysa yaşlı bir göz izliyor beni
tanımadığım bir coğrafyanın izlerini taşıyarak
 
 
ödünç bir kimlikle öpmek istiyorum gözlerini
gayrimeşru bir eylem olduğunu sanarak
utanarak
ayıplanmaktan korkarak
 
sevgili 
ve şimdi sen gidiyorsun 
ve şimdi  bir tren istasyonundan sana el sallıyorum...