SEN YOKKEN

 

Yollar; Yaşlanır…

Kaldırımlara vuran gölgelerin sessizliğinde,

Doğup büyüdüğün şehir;

Bakmaz eskisi gibi yüzüne,

Her ayak basıp gidişinde,

Sanki depremler olur,

Ne var ne yoksa yıkılır gelir üstüne.

 

Soğuk rüzgârlar sarılır boynuna,

Bulut toplar gibi göz pınarların,

Her ne yere dokunsan!

Kırılacak gibi çok değerli hatıraların.

 

Yarıda kalmışlığın hesabımıydı?

Şehir dargınlıkları “ Biliyorum”,

Çok mu erken terk ettim? Sen istedin diye… !

Çok mu küçüktüm? Aklım mı ermedi!

Sen; Çok büyüktün de ben görmedim mi?

Belki, vicdan sorguları ağır geldi.

Kaçmadım !“Bana göre değil”

Ne bu şehirden ne bu senden!

Hala gidip gelirim… Her gün, inmedim!

Gözlerindeki o muazzam trenden.

 

Bir günlerde değil!

Her günlerde öldüğümü anlamadın!

Belki anladın, belki anlamaz gibi yaptın!

Sonra bir şehir küstü! Bir sen!

Ve ben… Sonraları bükük!

Ellerim ceplerimde dolaştım sokaklarında,

O soğuk! Hiç bırakmadı peşimi,

Senden sonra.

 

Kaç bin parçamı toplarsan birleşirim!

Bir kere söyle.

Değilim artık yekpare!

Her bir parçam dağılmış…

Yaşadığın bu şehrin eteklerine!

Mevsim geçişleri gibi gelip gitmelerim senden,

Söyle var mı başka? Dört dediğin mevsimden,

Ama bilir misin? Bu soğuklar başka sevgilim…

Çok üşüyorum sen yokken.

 

İ.Yıldırım