SEN VARDIN
Uçmayı düşlemiştim burdan çok uzaklara.
Ama kanatlarımın teleğinde sen vardın.
Bir an önce kavuşmak isteyip dostluklara
Açtığım kollarımın dileğinde sen vardın.
Pencerenin dışından akardı tüm şehirler.
Bizimle yarışırdı, sanki bütün nehirler.
Gönlümüzü eylerken şarkı, türkü, şiirler
Trenin acı acı düdüğünde sen vardın.
Uzadıkça dolanan, bitmeyen bu yollara
İnat edip tutunduk sevgi dolu ellere.
Yanık hüzünlerini saklayan tüm illere
Ulaşınca gördüğüm küllüğünde sen vardın.
Asırlar geçse bile yıkılmamış mabetler.
Yuva olmuş kuşlara kesilmemiş kısmetler.
İki dağı ayırıp yol bulmuş ne davetler.
Arpa Çay’ın yarılmış yüreğinde sen vardın.
Kaçıp gittim yurdumun en doğu sınırına,
Günümüzden ayrılıp tarihin kenarına,
Her taşa tamga vuran atalar diyarına.
Ani’nin demet demet çiçeğinde sen vardın.
Bir serhat hayaliyle güneşin doğduğu yer
Yiğit, mert insanların kalplere sığdığı yer
Şehit ışıklarının göklere ağdığı yer
Dertli Sarıkamış’ın soğuğunda sen vardın.
Çık artık şu kalbimden yeter bıraktığın iz
Narını söndürmeye inan az gelir deniz.
Çıldır’ın soğuk suyu hem temiz hem de aziz
Ama kıyıya vuran köpüğünde sen vardın.
Bu sefer aşka yakın, sana ırak olayım.
Ateşi uyutup da küle sıcak olayım.
Sevdama Tuz Gölü’nü basıp da ak olayım.
Baktım ki Hasandağ eteğinde sen vardın.
8 Temmuz 2019
Zekeriya Duman