Ey Maraş! Sana Kahraman sıfatını veriyorum,
Al! Sonuna kadar hakkındır senin.
Uğruna, baban gitti, deden gitti, ceddin gitti,
O şanlı bayrağın, o kutlu zaferin.
Sen ki Ey Maraş! Ey Kahramanmaraş! 
Onlarca devlete ev sahibi oldun,
Büyük İskender'i ağırladın,
Halife Ömer'e kapılarını açtın,
Dulkadiroğlu beyliğine, başkentlik yaptın.
Sana hangi telaffuz, hangi tümce gider ki,
Seni anlatmaya hangi, hangi cümle yeter ki?
Bir işgal, hemde sana, hemde erkeklerin cephede iken, 
Haince, pervasızca, kahpece. 
Ama Sende Var oldukça Sütçü İmam gibi bir nefer, 
Bir adamın Şanlı Maraş! Bir orduya olur, bedel. 
Korkmadın, titremedin, eğilmedin, bükülmedin, 
Kırdılar kolunu, kanadını aman! Demedin, 
Fransız'ın biri geldi, dokundu mahremine, 
Susmadın, Dayandın, savaştın, son mermiye dek hemde! 
Sana gururla bakıyorum Ey Maraş! Ey Kahramanmaraş! 
Var mı? Eşin, benzerin, Var mı? Sana bu dava da, eş, yoldaş, 
Onlarca devlete ev sahibi oldun da, yılmadın, 
Gülünçtür ki! Yıkacağına inanmış Fransız denen ayyaş.
Sen ki Ey Maraş, Ey Kahramanmaraş!
Açmadın kapılarını, Franszılara,
Vermedin şerefini, üç beş arsıza,
Korudun namusunu, canın uğruna,
Ne desem az, ne desek az, sana.
Kalk Ey Rıdvan Hocam, Kalk,
Bağımsızlık yoksa, Olur mu hiç namaz Farz?
Haykır Hocam haykır,
Milleti bağımsızlığa çağır.
Sen ki Ey Maraş, Ey Kahramanmaraş!
Bir hutbe ile devirdin, Fransız'ı,
Hem de donanmasız, biçare, silahsız.
O ne büyük yürek sende ki!
O ne büyük istiklal bilinci sende ki!
Çok yaşa Sen Sütçü İmam, Rıdvan Hoca,
Kurtulduysa bir memleket, dualar hep sana.
Uğrunda öldün ya, o şanlı zaferin,
İşte al Bütün methiyeler olsun senin.