Sen Bil Deva İçin Şifayı Sana Kimdir Bil Salanı
 
Dermanın varsa kendi elinle sar sen yaranı
Mevla çok sever derdi olana hemen varanı
Başka elde tabip derman arama eylemez kâr
Sen bil deva için şifayı sana kimdir bil salanı
 
Tenine aşk değince onu gönderendedir medet
Al aşkı gönlüne izin ver ona gülüşünü sen seyret
Dert iline çile iline düşenin Mevla yardımcısıdır evet
Sen bil deva için şifayı sana kimdir bil salanı
 
Aşkın tek yolu ister kendi gezsin onun yolu candadır
Bak görürsün gülüşünün yansıması sevdiğin yârdedir
Aşk bir sırdır deryadır ara bul bakalım kimin canındadır
Sen bil deva için şifayı sana kimdir bil salanı
 
Hicran hançer değildir parçalamaz firakla aşkı anlatandır
Aşk her daim gülmek değil gülmeden de gülümsemektir
Ya canındadır ya gönlünde ya da nazlı cananın koynundadır
Sen bil deva için şifayı sana kimdir bil salanı
 
Sen aşkı bil yeter bırak firak seninle beraber sürünsün
Seni sınayan aşk uzakta da olsa sabır et sana görünsün
Sen o yâr naz etse küsse de onu seven aşkla olan gönülsün
Sen bil deva için şifayı sana kimdir bil salanı
 
Sen sabırla bekle vuslat için gelecek olan o kervanı
Yaran varsa sarılır sardırılır bir şifayla Mevla bilir yaranı
Firak kaldın yine az daha sabır eyle Mevla gönderir saranı
Sen bil deva için şifayı sana kimdir bil salanı
 
Âşık Gülveren’im aşkla gez olsun bakılası bir gönlün
Ne çaresi olur bakarken görmeyen anlamayan körün
Sen bakarken gönül gözünle de gör hakka dönsün yönün
Sen bil deva için şifayı sana kimdir bil salanı
Mehmet Aluç / Âşık Gülveren