Hatıralar peşi sıra kovalıyor birbirini
Arıtıyor bir film gibi geçip pasını kirini
 
Sadece senin olduğun kareler ayıklanıyor
Kenetleniyor bakışlar, hep adın sayıklanıyor
 
Seni görünce gülerim amma sevinçten değil
Yüzüne hasretliğimden gülerim yok buna tevil
 
Düşünle anılar yazar gözümden akan meşklerin
Sütunları devrilir tek tek gönlümdeki köşklerin
 
Köksüz ağaç gibi yere devrilirim birdenbire
Yapraklarım diyarı terk ederek gider saire
 
Türabımla hemhal olur bedenim kaynaşır bir bir
Ağlayan nefeslerimle bir gökyüzüne yükselir
 
Özlemlerim yağmur olur ve dökülür damla damla
Fayda etmez kül kül olan hayallerime vaveyla

Bahar mevsimine inat bulutların arasından
Gözlerimdeki perdeye yansır yüzün, ziyasından
 
Omzuma yaslanmış başın belirir gözbebeğimde
Şarkımızı duyduğumuz an rüzgârın göbeğinde
 
Sihirli bir tebessüm var olur kiraz dudağında
Saadet bir yanağında, keder diğer yanağında
 
O gecenin mehtabında yıldızlar eşlik ederdi
Gökyüzüne dalan gözler alna yazılan kaderdi
 
Kimsenin duymayacağı gün yüzü görmemiş sözler
Sağnak yağmur gibi yağar bahara dönüşür güzler
 
Sevinçle karışık hüzün akar aşkın çeşmesinden
Anlamalıydım derdini düşüncemi deşmesinden
 
Fakat hiç eksilmiyordu çehresinden o gülüşler
Yalandan da olsa hayat dolu bakan o süzüşler

Meğerki hayat çiçeğim yavaş yavaş soluyormuş
Mağzını kemiren maraz yaprağını yoluyormuş
 
Karanlıklar teslim aldı, hem benden onu çaldılar
Hem de yüreğimi söküp beni benden aldılar

Yaralarımı kimseye açıp gösteremez oldum
Toprağın oldu yârim ben o gözlerde artık yoğum
 
Benim de bedenim onun toprağı ile yoğrulsun
Asude çığlıklarımla canlı cesedim doğrulsun
 
Biliyorum kimse bana kal demeyecek burada
Bunlar son sözlerim olsun sen bekle beni orada
 
İçime kor düştü kara yazımın elinden kalan
Yüreğim, düşüncelerim, duygularım hepsi talan
 
İçim cayır cayır yanar gözyaşımla söndüremem
Göynümdeki yangınları gülistana döndüremem
 
Zülfüne kurban olduğum yâre selam olsun burdan
Yavaş yavaş sayıyorum kendimi ehli kuburdan.