ŞEHİTLER ÖLMEZ, EVLATLAR ÖLÜR…
Kokuların en güzeli evlat kokusu,
Nasıl yanar ciğer, gidiverince.
O kutlu göğsüne kalleş kurşunu,
Sırtından habersiz değiverince...
Nasıl yanar ciğer, gidiverince.
O kutlu göğsüne kalleş kurşunu,
Sırtından habersiz değiverince...
Ah ki… dağlarında aziz vatanın,
Keklik değil, sırtlan sekiyormuş
Yollar gidenin, pusu atanın,
Haberciler uykuda geziyormuş.
Keklik değil, sırtlan sekiyormuş
Yollar gidenin, pusu atanın,
Haberciler uykuda geziyormuş.
Seslerin en hoşu onun sedası
Bir sızlar ki yürek, susuverince.
Gönül köşkünün o yavru kuşu
Namert mayınıyla uçuverince...
Bir sızlar ki yürek, susuverince.
Gönül köşkünün o yavru kuşu
Namert mayınıyla uçuverince...
Oysa arslanların yollarına,
Al beyaz güller dökülmeli.
Kıymet bilmez çalının dallarına,
Bıçak vurup kökleri sökülmeli.
Al beyaz güller dökülmeli.
Kıymet bilmez çalının dallarına,
Bıçak vurup kökleri sökülmeli.
Evlat acısıymış en zoru dostlar
Duyan değil, yaşayan bilirmiş.
Külsüz mangalın soğuk bacası,
Selamını hep ön saftan verirmis.
Duyan değil, yaşayan bilirmiş.
Külsüz mangalın soğuk bacası,
Selamını hep ön saftan verirmis.
Şehitler ölmez amma evlatlar ölür
Kara haber annelere hep düşte gelir.
Bir hayat tam ortasından bölünür,
Resmini duvarlara asıverince…
Kara haber annelere hep düşte gelir.
Bir hayat tam ortasından bölünür,
Resmini duvarlara asıverince…
Eylül, 2015 - Aydın
Ümmet Caner